<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zayıflama, diyet, beslenme, estetik, güzellik, bakım &#187; Evlilik</title>
	<atom:link href="http://www.zayiflik.net/tag/evlilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zayiflik.net</link>
	<description>Bayanlara dair konular ve bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2009 17:01:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>MUTLU EVLİLİĞİN 10 SIRRI</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:46:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[10 sır]]></category>
		<category><![CDATA[evililiğin sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[mutlugun sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[sırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğinizin ilk günkü kadar mutlu devam etmesini sağlayan, gerçek kişilerin deneyimlerini içeren sırlar..
Bu nasıl oldu? On saniyelik mesafede ellerinizde çiçekler tutarken birden kirli tabaklar tutmaya başladınız. Umutsuzluğa kapılmayın. Bu her geline olur.. Gerçekler su yüzüne çıkar. Mutlu bir Evliliğe Başlamada En İyi Tavsiye adlı kitapta, Village’lılar karı ve koca olarak rüyanızı sonsuza kadar sürecek bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğinizin ilk günkü kadar mutlu devam etmesini sağlayan, gerçek kişilerin deneyimlerini içeren sırlar..</p>
<p>Bu nasıl oldu? On saniyelik mesafede ellerinizde çiçekler tutarken birden kirli tabaklar tutmaya başladınız. Umutsuzluğa kapılmayın. Bu her geline olur.. Gerçekler su yüzüne çıkar. Mutlu bir Evliliğe Başlamada En İyi Tavsiye adlı kitapta, Village’lılar karı ve koca olarak rüyanızı sonsuza kadar sürecek bir gerçekliğe dönüştüren 150 sırı paylaşıyor.<span id="more-1565"></span></p>
<p>Bu kitaptan seçilen 10 sırrı okuyarak, evinizdeki tutku ve düzeni koruyun.</p>
<p>Kurallara Uymak<br />
&#8220;Eğer birbirinize bayılmıyorsanız, işler yürümeyecek. Herhangi bir şeyin sizi birbirinize saygı duymaktan alıkoymasına engel olun. Beraber yaşlanmak tam da bu demek, yani vücutlarınızın değişeceğinin ancak sevdiğiniz insanın içeride kalacağını bilmeniz gerek.”</p>
<p>Altın dokunuşu<br />
&#8220;Hızlı yaşam takvimimize rağmen, ben ve kocam küçük jestler için her zaman zaman buluruz, bir gülümseme, küçük bir dokunuş ve hızlı bir öpücük. Eğer aynı odadaysak bana hafifçe dokunur, böylece yakın hisseder ve bir bağ kurarız.”</p>
<p>Anlaşamadığınızı kabul edin.<br />
&#8220;En mutlu evliliklerde bile, 2 insanın anlaşamadıkları olur. Günlük hayatımızı etkilemeyen konularda, ben ve kocam anlaşamadığımızı kabul etmeye oldukça açığız. Her zaman anlaşamayacağımızı biliyoruz ama arada bir bir şeyler tartışmak eğlencelidir.(politika ve dini görüşler gibi). Uzlaşmamız gereken konularda, çocuk yetiştirmek gibi, her zaman tartışırız ve bir orta yola ulaşırız. Böylece gücenme olmaz. Sadece sakin olur ve bir yolunu buluruz.”</p>
<p>Dövüş fuarı<br />
&#8220;Tartışmaktan korkmayın, ama saygılı olun. Kişisel saldırıdan bulunmadan konuya bağlı kalın, ve müzakere etmeyi ve uzlaşmayı öğrenin. Dürüst ama yapıcı eleştiriler uzun dönemde evliliğinizi sağlamlaştırır.”</p>
<p>Aşk savaş alanı değildir<br />
&#8220;Eşinizle kavgalarınızda hiçbir zaman seksi bir araç olarak kullanmayın. Örneğin, seksi anlaşma aracı olarak kullanmak daha sonra sorun yaratır. Her zaman iletişim kanallarını açık tutun. Eğer kapanırsa danışmanlık almayı düşünebilirsiniz. Evlilikte aşkın bir çok evresi vardır, bu nedenle aşkınız ve özel hayatınızı arada bir değiştirmeye hazır olun. İkinizde değişimin cinsel tatmini dışarıda aramak için bir neden olmadığını anlamalısınız.”</p>
<p>Çocuk konusuna önceden karar verin<br />
&#8220;Çocuk sahibi olma konusunu sadece evlenmeden önce değil, evlendikten sonra da devam eden bir diyalog olarak sürdürün. Kocam ve ben çıkarken anne baba olma konusunu konuşmuştuk İkimizde çocuk sahibi olmak istediğimizi biliyorduk ve sayıda bile karar vermiştik. Ama 3. çocuğumuzdan sonra kocam bana bunun son olması düşüncesiyle geldi. Bunu bir yıl düşündükten ve tartıştıktan sonra, başta 5 tane istememize rağmen 3 de durmaya karar verdik. Evlilikteki her şeyde olduğu gibi, iletişim anahtar.”</p>
<p>Parasal konularda açık olun<br />
&#8220;Mali konular genelde bir evliliğin bozulmasına neden olurlar, o yüzden para hakkında üretici ve dürüst olarak konuşmak önemli. Olabildiğiniz kadar dobra ve açık olun ki paranızın nasıl harcandığı konusunda bir gizli anlaşmazlık kalmasın. Evinizde paranın nasıl tutulduğuna dair biriniz huzursuzsa, bunu hemen çözün. Tabii ki, her zaman anlayışlı olmalısınız ama endişelerinizi serbestçe konuşabilmelisiniz de. En küçük endişenizi bile içinize atmayın çünkü bunun kimseye faydası dokunmayacak. Bir takım olduğunuzu unutmayın.”</p>
<p>Zor anlarını kafasına kakmayın<br />
&#8220;Kocam bir çok erkeğin gururunu incitebilecek derecede gelirinde ani bir düşüş yaşadı. Bir çok erkek kendine verilen değeri kazandığı parayla eş tutar. Onun sevdiğim bütün diğer yönlerini ortaya çıkarmanın onu iyi hissettireceğini buldum. Aynı zamanda hangimizin kazandığına bakılmaksızın eve giren paranın ikimiz için olduğunu ona hatırlattım.”</p>
<p>Ailenize eşinizi şikayet etmeyin<br />
&#8220;Eşiniz hakkında ailenize sürekli sızlanıp şikayet etmeyin. Unutmayın ki yanlış olsanız bile aileniz ve arkadaşlarınız hep sizin yanınızda olacaktır. Eğer ailenize ve arkadaşlarınıza kocanızı sürekli şikayet ederseniz, onu sevmemeye başlayacaklar ve bu ileride sorunlara neden olacak.&#8221;</p>
<p>İş paylaşımı yapın<br />
&#8220;İlk evlendiğim zaman, evde yapılması gereken her şeyi benim yaptığımı farkettim. Sonuç olarak oturdum ve benim ve kocamın yaptıklarının bir listesini yaptım ve ona gösterdim. Buna inanamadı ve katkılarımızı çok farklı algıladı. Bu liste konu ile ilgili olarak tartışmaya açıldı ve işleri ikimize de adil görünen bir şekilde paylaştık.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE TEHLİKELİ DÖNEMEÇLER</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte tehlikeli sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[karı kocayı mutluluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, karı kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, &#8220;Bunlardan birincisi, hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar&#8221; uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, karı kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, &#8220;Bunlardan birincisi, hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar&#8221; uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin, bu duraklardan herhangi birine takıldığına ve eşlerinden ayrıldığına dikkat çekiyor.<span id="more-1563"></span></p>
<p>Rüyanın sonu<br />
Uzmanlara göre, boşanmaların yüzde otuzu, birinci yıl sonunda meydana geliyor. Birinci yıl sırasında ve sonunda meydana gelen boşanmaları &#8216;rüyanın sonu&#8217; diye nitelendiren uzmanlar, şunları kaydediyor:<br />
&#8220;Çünkü evlilikteki samimiyet, sözlülük ve nişanlılıkta görülmeyen büyük foyaları meydana vurur. Gerek kadın, gerekse erkek, hayatına yabancı birinin artık her şeyiyle girmiş olduğunu fark eder. Bu durumdan ekseriyetle kadınlar şikayetçi olur. Bir zamanlar kendisine çiçek, şeker, çeşitli şeyler hediye eden sevimli gencin yerini şimdi, sabahları evin tek banyosunu tekeline alan ve diş macunu tüplerinin ortasından sıkmak gibi kötü huyları olan bir adam almıştır.&#8221;</p>
<p>Boşanmayı geciktirenler<br />
Boşanmaların yüzde yirmisinin üçüncü yıla rastladığını ifade eden uzmanlar, yolları bu dönemeçte ayrılanları, boşanmalarını geciktirmiş çiftlerin oluşturduğunu bildiriyor. &#8220;Esasında bunların, evliliklerinin birinci yılında ayrılmaları gerekirdi&#8221; diyen uzmanlar, &#8220;Bekleyeyim belki zamanla düzelir&#8221; düşüncesinin, ekseriya bu gecikmeye sebep olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, üçüncü yılın sonunda hakim karşısına çıkmış eşlerin çoğunun, boşanma hususunda anlaştıklarını hatırlatıyor.</p>
<p>Büyük hayal kırıklığı<br />
Uzmanlar, yedinci yılın sonunda boşanma oranının yüzde 15 civarında olduğunu vurgulayarak, &#8220;Bu yedi yıl, büyük hayal kırıklıkları devresidir. Kadın eski, ufak tefek dertlerine gülebilmektedir. Çünkü şu anda karşılaştığı dertler onlardan çok büyük, gerçek dertlerdir. Şimdi, kocasının ilk zamanlar diş macununu ortasından sıkması onu daha az ilgilendirmektedir. Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi sosyal ve ekonomik meselelerdir. Erkekler için de, yedinci yıl boşanmalarının sebepleri daha fazla bencilliktendir&#8221; diyor.</p>
<p>Son tehlike<br />
Uzmanlara göre, bu kadar zaman doğru-dürüst geçindikten sonra 15. yılda birden beliren bu son tehlike, en korkulması lazım geleni. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişi olan ihtirastır. Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş erkekler, işe gidip gelirken tanıyıverdikleri herhangi bir genç kadına kapılıp her şeyi unutabilirler. Aynı tehlike, yaşlı erkeklerle evlenmiş kadınlar için de geçerlidir. Bu dördüncü dönemecin tehlikesini atlatan çiftler için evlilik hayatı artık başka bir tehlike göstermez. Tabii çok müstesna haller hariç.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE PARASAL SORUNLARI NASIL AŞABİLİRSİNİZ ?</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:44:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilikte parasal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[parasal sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html</guid>
		<description><![CDATA[Evlilikte parasal sorunlar farklı şekillerde ve tiplerde karşımıza çıkar. &#8220;Kocam benim ve kendisinin aldığı her şeyin bir listesini yapıyor. Ay sonunda bunarın bir dökümünü çıkarıyor.&#8221; &#8220;İkimiz de kendi hesabımızı kendimiz tutuyoruz ve ben bunun böyle devam etmesini istiyorum.&#8221; gibi&#8230;
Ne tip sorunlar doğabilir?
Her tip! Kim ne satın alıyor? Paralarını ayıran çiftler aldıkları mallar mikroskopik seviyede olunca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilikte parasal sorunlar farklı şekillerde ve tiplerde karşımıza çıkar. &#8220;Kocam benim ve kendisinin aldığı her şeyin bir listesini yapıyor. Ay sonunda bunarın bir dökümünü çıkarıyor.&#8221; &#8220;İkimiz de kendi hesabımızı kendimiz tutuyoruz ve ben bunun böyle devam etmesini istiyorum.&#8221; gibi&#8230;<span id="more-1562"></span></p>
<p>Ne tip sorunlar doğabilir?<br />
Her tip! Kim ne satın alıyor? Paralarını ayıran çiftler aldıkları mallar mikroskopik seviyede olunca çeşitli sorunlar yaşayabilirler.</p>
<p>Birleştirmeli mi, birleştirmemeli mi?<br />
Albümlerinizi, kasetlerinizi, disklerinizi birleştirdiniz, ama para oldukça farklı bir konu. Çiftlerden birinin diğerine göre daha fazla para biriktirmesi ya da daha fazla<br />
harcaması türünden bir dengesizlik olduğuna karar verildiğinde sorun yaşanabilir. Faturaları kim ödeyecek? Maddi sorumlulukları nasıl paylaşacaksınız? Ya da paylaşacak mısınız? Paylaşılmaları gerekiyor mu? Harcamalara birlikte mi katkıda bulunmalısınız? Kim neye sahip? &#8220;Bir malın parasını ödeyen ben kendimsem, bu mal kimin olacak?</p>
<p>Parasal konular<br />
Çiftlerden biri diğerinden habersiz para biriktiriyorsa? &#8220;Para biriktiriyor ve bana hiç bilgi vermiyor.&#8221; Çiftlerden biri fütursuzca harcama yapıyorsa? &#8220;Parayı kazanan benim. O ise oyuncaklar, kasetler filan alarak anlamsızca para harcıyor.&#8221;<br />
Kontrol kimin elinde? &#8220;İki yakamızı biraraya getirmeyi ben sağlamak zorundayım. Paranın nereye gittiğini kontrol etmek benim işim.&#8221; Sorunu tanımladıktan sonra aşağıdaki stratejileri kullanarak çözebilirsiniz. Takım ruhunu benimseyin: Çift olarak paranızı ne yapıyorsanız yapın, bir takım olarak hareket etmelisiniz. Bu, her konuda aynı fikirde olmanız gerektiği anlamına mı gelmektedir? Bu iki farklı sandalyede oturabileceğiniz, ama etrafa aynı yönden bakmanız gerektiği anlamına gelmektedir.Her şeyi tartışın: Maddi kaygılarınızı, hedeflerinizi ve korkularınızı eşinizle konuşun.Her seferinde tek bir sorunla uğraşın: Sorunların hepsini aynı anda çözemeyeceğinizi kabul edin. En basit ve kolay olanıyla başlayın. Kalanları derleyin ve çözdüğünüz sorunun tadını çıkarın.</p>
<p>Aranızdaki farklılıkları kabul edin: Birinizin diğerinden daha fazla kazanacağını kabul edin, ama bunun sizi duygusal olarak etkileyip etkilemeyeceğini tartışın.<br />
Paralarınızı birleştirip bileştirmeyeceğinize karar verin: Paralarınız ayrılmalı mı, ayrılmamalı mı konusunu bir karara bağlayın. Bazı çiftler paralarını birleştirirlerken, bazıları ayırmayı tercih ederler. Bu hassas bir konu olduğundan sorunlara yol açabilir.</p>
<p>Paranızı birleştirip bileştirmeyeceğiniz sizin tercihinize kalmış. Birlikte nasıl çalıştığınız da varacağınız çözümün kabul edilebilirliğini ortaya çıkaracaktır.</p>
<p>Bazı çiftler ise bazen paralarını ayırırken, bazen birleştirirler. Bazıları masrafları yakından takip ederler ve gelirlerine bağlı olarak para harcarlar. Paranızı ayrı da tutsanız, az miktarda da olsa ortak paranızın olması iyi olacaktır. Şu anda ne yapmaya karar vermiş olursanız olun, yaşlandıkça kimin ne kadar para harcadığının önemini yitireceğini unutmayın, ilişkiye maddi değil de manevi açıdan yapacağınız katkı daha fazla önem kazanmaya başlayacaktır.Temel harcamalara birlikte karar verin: Bu özellikle alınan malın parasının bir başkasından alınması durumunda geçerlilik kazanmaktadır. Karınıza ya da kocanıza kötü bir<br />
sürpriz yapmayın. Eşiniz bu tür bir haberi kazara duyarsa çok kötü duygular içine girecektir. Kişisel becerilerinizi kullanın: Kimin ne yapması gerektiğine karar verirken (manavdan alışveriş, faturaların ödenmesi ve diğerleri) her işe kimin en uygun olduğunu belirlemeye çalışın. Bazıları hesap tutmakta çok kötü olmasına rağmen bu işi yapmak zorunda kalabilirler. Bazılarıysa hesap makinesi ellerinde kuruşuna kadar para hesaplarlar. Bazıları fatura yatırmaktan zevk alırken, bazıları araba yıkamayı ya da manavdan alışveriş yapmayı tercih edebilirler.<br />
Uzlaşın: Zorlu bir konuya yaklaşım gösterirken ortak bir zemin oluşturmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.Danışın: Deneyimli olan birinin görüşlerini dikkate alın. Sizden daha uzun zamandır evli olan ve parasal sorunlarını çözmüş arkadaşlarınızdan veya akrabalarınızdan akıl alın.</p>
<p>Sorunlarınız çok karmaşık görünüyorsa, bir finans uzmanından randevu alın.<br />
Aylık toplantı yapın: Sadece maddi sorunları, faturaları, büyük masrafları ve tasarruf konularını görüşmek üzere her ay düzenli olarak bir kere toplantı yapın. Bu içinizden birinin para konusuna düşkün olmaması durumunda çok önemlidir. Çiftlerden biri parasal konuları düşünmekten nefret etse bile bu konuyla ilgilenmeli ve farkındalık kazanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİK ÜZERİNE BAZI NOTLAR</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:42:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[bazı notlar]]></category>
		<category><![CDATA[evlikte sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[MUTLULUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html</guid>
		<description><![CDATA[1. Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp &#8220;Keşke onu isteseydim&#8221; dersin.
2. Bir davette bir hanım arkadaşına sorar: &#8220;Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun? &#8220;Diğer hanım cevap verir: &#8220;Evet yanlış adamla evliyim de ondan&#8221;
3. Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur.
4. Bir genç babasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp &#8220;Keşke onu isteseydim&#8221; dersin.<span id="more-1560"></span><br />
2. Bir davette bir hanım arkadaşına sorar: &#8220;Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun? &#8220;Diğer hanım cevap verir: &#8220;Evet yanlış adamla evliyim de ondan&#8221;<br />
3. Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur.<br />
4. Bir genç babasına sorar: &#8220;Baba evlenmek kaça mal olur?&#8221; Baba cevap verir: &#8220;Bilmiyorum oğlum,ben hala ödüyorum.&#8221;<br />
5. Adam anlatıyormuş:&#8221;Evlenene kadar mutluluğunun ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu.&#8221;<br />
6. Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini hemen anlarız. On yıllık bir adam mutlu ise nedenini merak ederiz!<br />
7. Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler. İkinci yılında kadın konuşur adam dinler. Üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.<br />
8. Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: &#8220;Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım.&#8221; Adam cevap verir:&#8221;Evet çok aşıktım fark edemedim.&#8221;<br />
9. Bir adam gazeteye ilan vermiş:&#8221;Eş arıyorum &#8220;Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş &#8220;Benimkini alabilirsin.&#8221;<br />
10. Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz: &#8220;Ya arabası yenidir, ya da karısı!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİĞİNİZİ CANLANDIRACAK 7 SIR</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:41:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[7 sır]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte 7 sır]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, başarılı bir ilişkinin hayat boyu mutluluğun anahtarı olduğunu söylüyor. İlişkide fedakârlığın da, işe ayrılan zamanın da doğru dozda olması gerekiyor. Tek tarafın fedakârlığı üzerine mutlu evlilik kurulmuyor. Doğru kişiyi bulmaktan çok doğru ilişkiyi kurmak önemli. 7 küçük ipucuyla mutlu evliliği yakalamak mümkün&#8230;
Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden psikolog Ben-Shahar &#8220;Happier: Learn The Secrets To Daily Joy [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik9.jpg" align="left" height="160" width="250" />Uzmanlar, başarılı bir ilişkinin hayat boyu mutluluğun anahtarı olduğunu söylüyor. İlişkide fedakârlığın da, işe ayrılan zamanın da doğru dozda olması gerekiyor. Tek tarafın fedakârlığı üzerine mutlu evlilik kurulmuyor. Doğru kişiyi bulmaktan çok doğru ilişkiyi kurmak önemli. 7 küçük ipucuyla mutlu evliliği yakalamak mümkün&#8230;<span id="more-1559"></span></p>
<p>Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden psikolog Ben-Shahar &#8220;Happier: Learn The Secrets To Daily Joy and Lasting Fulfillement&#8221; adlı kitabında birkaç tavır değişikliğiyle evlilikte ömür boyu mutluluğun 7 sırrını anlatıyor. İşte o 7 ipucu&#8230;</p>
<p>Şimdiye yoğunlaşın<br />
İstatistiklere göre, bir çift günde ortalama 2.5 saati beraber geçiriyor. Bunun çoğu ise televizyon başında ve sofradaki vakitler. Bu ilişkiye başladığınız günleri düşünün. Kendinize sorun: &#8221;Onunla yeterince zaman geçiriyor muyum?&#8221; &#8221;Eğer geçiremiyorsam bunu düzeltmek için ne yapmalıyım?&#8221; Evet birlikte olduğunuz zamanı nasıl değerlendiriyorsunuz? Unutmayın, harcadığınız zamanda ne yaptığınız, harcadığınız zamanın miktarından daha önemlidir. Yani aynı evde olmak, beraber olmak anlamına gelmez.</p>
<p>Kurbanı oynamayın<br />
Eşin mutluluğu ya da hatırı için bir ilişkiyi sürdürmek, karşı tarafı da, sizi de hüsrana uğratır. Fedakârlık yapılacaksa iki tarafın birlikte mutlu olacağı şekilde yapılmalıdır. Sizin mutluluğunuz eşinizi, eşinizin mutluluğu da sizi mutlu edecektir.</p>
<p>Eşinize mektup yazın<br />
Eşinize minnettarlık mektupları yazmayı alışkanlık haline getirin. İlişkinizden memnun olduğunuzu, paylaştığınız hayalleri, romantik tatilleri yazın. Bu tür mektuplar ilişkinizin güzel yönlerini ortaya çıkaracaktır. Ayda bir iki tane bu tür mektuplardan mutlaka yazın.</p>
<p>Aşk haritası yapın<br />
Eşinizin her şeyini bildiğinizi düşünebilirsiniz ama onun hayallerini biliyor musunuz? Onun hakkında bilmediğiniz şeyleri öğrenmeye çalışın. Öğrendiğiniz her ayrıntıyı not edin. Bu harita size yön versin.</p>
<p>&#8216;Aşkın ne demek olduğunu’ sorun<br />
Önce kendinize sonra da eşinize sormanız için birkaç soru: Âşık olmak ne demek? İyi bir partner olmak için ne yapabilirim? Bu soruları eşinize de sorun. Böylece aşka bakış açınızın aynı olup olmadığını öğrenirsiniz.</p>
<p>Birbirinizi teşvik edin<br />
Bir liste yapın: Mutluluk hedeflerinize ulaşmak için hayatınızda nasıl değişiklikler yapabilirsiniz. Eşinize ona verdiğiniz sözleri tutacağınızı söyleyin. Bu sözlere diyet, fitness, rejim veya iş değiştirme dahil. Sözlerinizi yerine getirmeniz kolay olmayabilir. Eşinizin desteği yol almanızı kolaylaştıracaktır.</p>
<p>İlişkinizi güçlendirin<br />
İlişkilerdeki başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri, doğru eşi bulmanın en önemli şey olduğunun düşünülmesidir. Yalnızca bir doğru kişi yoktur, birçok kişi vardır; önemli olan doğru bir ilişkiye sahip olmaktır. İkinizin de seveceği aktivitelere katılarak birbiriniz hakkında daha çok şey öğrenebilirsiniz. Örneğin, o futbolu siz tiyatroyu seviyorsanız, belli aralıklarla, sırayla maça ve tiyatro izlemeye gidin. Faydasını göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİĞİM KÖTÜ GİDİYOR</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evliligim-kotu-gidiyor.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evliligim-kotu-gidiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:40:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğin kötü gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[MUTLULUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evliligim-kotu-gidiyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Bütün sorunlarınızı birdenbire çözmeniz mümkün değildir. Evliliğinizde her şey yolundaysa, başarıya ulaşma olasılığınız da bir o kadar yüksektir. Şimdi ne yapacağınıza göz atalım:
Konuşun
Bu işe yaramaktadır, ilişkiniz anlamlı diyaloga dayanmalıdır. Eşinizle önemli sorunları konuşabildiğiniz sürece evlilikle ilgili sorunların yüzde 99&#8243;undan kaçınmış olursunuz. Konuşmanın neye yararı olabilir? Duygularınızı kocanızla ya da karınızla paylaşarak iletişimsizliği ve potansiyel diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün sorunlarınızı birdenbire çözmeniz mümkün değildir. Evliliğinizde her şey yolundaysa, başarıya ulaşma olasılığınız da bir o kadar yüksektir. Şimdi ne yapacağınıza göz atalım:<span id="more-1557"></span></p>
<p>Konuşun</p>
<p>Bu işe yaramaktadır, ilişkiniz anlamlı diyaloga dayanmalıdır. Eşinizle önemli sorunları konuşabildiğiniz sürece evlilikle ilgili sorunların yüzde 99&#8243;undan kaçınmış olursunuz. Konuşmanın neye yararı olabilir? Duygularınızı kocanızla ya da karınızla paylaşarak iletişimsizliği ve potansiyel diğer sorunları önleyebilirsiniz. Anlamlı diyaloga girmek ikinizin birbirinize yakınlaşmanızı da sağlayacaktır. Birlikte oturup konuşmaya birbirinizin lafını kesmeden özen gösterin. Konuşurken ya da dinlerken birbirinize saygı gösterin. Kendinizi birbirinizin yerine koymaya çalışın.</p>
<p>Uzlaşma</p>
<p>Sorunların çözülmesinde kullanabileceğiniz diğer bir önemli yöntem de uzlaşmadır. Sizin ve eşinizin bir soruna aynı gözle bakmayacağınız zamanlar olacaktır. Diyalog ve uzlaşma sorunların çözülmesinde kullanılabilecek en iyi yolarıdır.</p>
<p>Espri</p>
<p>Komedyen olup aile krizlerini çözmenizi kimse beklemiyor, ama iyi bir espri anlayışınızın olması zor günleri kolaylıkla atlatmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>Zaman ayarlayın</p>
<p>Sorunu çözmek için sorun ortaya çıktıktan ve zararını hissettirdikten sonra bir araya gelmenizin bir yararı olmayacaktır. Sık sık oturup konuşun, dışarı çıkıp kahve için, buluşup sorunları konuşabileceğiniz bir zaman ayarlamaya çalışın. Böylece sorunun ortaya çıktığı gün bu konuda konuşmaya çoktan başlamış olacaksınız.</p>
<p>Takımı Kuvvetlendirin</p>
<p>İlişkinizi kuvvetlendirmek için elinizden geleni yapın. Takım olursanız tek başınıza hiçbir konuyu tasa etmenize gerek kalmayacağını unutmayın. Böylece her sorunu birlikte göğüslemiş olacaksınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evliligim-kotu-gidiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE UYUM (EMPATİ)</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-uyum-empati.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-uyum-empati.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:25:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-uyum-empati.html</guid>
		<description><![CDATA[
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.          Şennur Tutarel Kışlak tarafından yürütülen ve evli 150 kişiyle yapılan          araştırmada, empati ile demografik değişkenlerin evlilik uyumuyla        [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik8.jpg" align="left" border="0" height="166" width="250" /></p>
<p>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.          Şennur Tutarel Kışlak tarafından yürütülen ve evli 150 kişiyle yapılan          araştırmada, empati ile demografik değişkenlerin evlilik uyumuyla          ilişkisi araştırıldı. Yapılan değerlendirme sonucunda, evlilik uyumunu          belirleyen en anlamlı unsurun empati olduğu, evli kadın ve erkeklerde          empatik eğilim düzeyi arasında fark olmadığı belirlendi. Ayrıca, empatik          anlayış arttıkça evlilikte yaşanan ilişkinin kalitesinin de arttığı          dikkati çekti. Eşlerin evlilik uyumlarının evlilik yılı ve çocuk sayısı          gibi değişkenlerle bağlantılı olmadığı belirlendi.</p>
<p>“Olaylara eşinizin gözüyle bakın”</p>
<p>Araştırmayı yorumlayan Yrd. Doç. Dr. Kışlak, şunları söyledi: “Empati,          bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak, onun          düşüncelerini doğru olarak anlama, duygularını hissetme ve bu anlayışını          ona sözel olarak ya da beden diliyle anlatma sürecidir. Eşinize empati          duyabilirseniz, onun niye öyle davrandığını daha iyi anlayabilirsiniz.          Olaylara eşin bakış açısıyla bakabilmek, evlilikte yaşanan gerilimi          azaltmada yardımcı olacaktır.”</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Kışlak, literatürde de, doyumun yüksek olduğu          evliliklerde, karşılıklı olarak incinme durumunda özrün ardından kırıcı          olan eşin bağışlandığı, bağışlamayı ve unutmayı sağlayan şeyin ise          empati olduğunu vurgulayan başka çalışmalar da bulunduğuna işaret etti.</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Kışlak, “Kültürümüzde empatik deneyimlere verilen önem          arttıkça, belki de ihmal edilen bu alanda verilecek eğitim ve yapılacak          çalışmalarla, yakın ilişkiler ve diğer kişilerarası ilişkilerimizin          kalitesinde artış oluşturulabilir ve daha sağlıklı ilişkiler          yaşayabiliriz” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-uyum-empati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERKEN EVLEN MUTLU OL</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/erken-evlen-mutlu-ol.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/erken-evlen-mutlu-ol.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[erken evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[MUTLULUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/erken-evlen-mutlu-ol.html</guid>
		<description><![CDATA[
ABD’de yapılan bir araştırma, erken yaşta evlenen çiftlerin, sonsuza kadar mutlu olma şanslarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Teksas Üniversitesi tarafından 1503 kişinin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, toplumda yaygın olan genel kanının aksine, evlenmek için 30’lu yaşları beklemeyenlerin daha sağlam bir evliliğe sahip olma olasılığının fazla olduğunu gösterdi.
Üniversitenin sosyoloji bölümünden Norval Glenn, araştırmaya katılanların yüzde 98’inin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik7.jpg" align="left" height="177" width="250" /></h1>
<p>ABD’de yapılan bir araştırma, erken yaşta evlenen çiftlerin, sonsuza kadar mutlu olma şanslarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Teksas Üniversitesi tarafından 1503 kişinin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, toplumda yaygın olan genel kanının aksine, evlenmek için 30’lu yaşları beklemeyenlerin daha sağlam bir evliliğe sahip olma olasılığının fazla olduğunu gösterdi.<span id="more-1550"></span></p>
<p>Üniversitenin sosyoloji bölümünden Norval Glenn, araştırmaya katılanların yüzde 98’inin evli, evlenmeyi düşünen ya da en az bir kere evlenmiş kişiler olduğunu belirterek, evliliğin toplumda hala sağlam bir kurum olarak görülmeye devam ettiğinin görüldüğünü söyledi. Glenn, çiftlerin boşanmasının en önemli 3 nedeninin ise şiddetli geçimsizlik, çiftin maddi yatırım eksikliği ve sadakatsizlik olarak belirlendiğini kaydetti.</p>
<p>Araştırmanın sonuçlarını açıklayan Milli Evlilik Projesi yetkilisi Dr. Barbara Dafoe Whitehead de, 23-27 yaşları arasında evlenenlerin genellikle daha mutlu bir beraberlik sürdürdüklerinin belirlendiğini vurgulayarak, “Belli bir yaşın üzerinde evlilik, sağlam bir beraberliğin göstergesi değil” diye görüş belirtti.</p>
<p>Evlilik uzmanı, ABD’de 1970’li yıllarda erkeklerde 23, kadınlarda 21 olan ortalama evlenme yaşının şu anda erkeklerde 27, kadınlarda ise 26’ya yükselmiş olduğunu da ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/erken-evlen-mutlu-ol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE MUTLULUK REÇETESİ</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-mutluluk-recetesi.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-mutluluk-recetesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlikte sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[MUTLULUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-mutluluk-recetesi.html</guid>
		<description><![CDATA[


&#160;


Her geçen gün boşanan çiftlerin          sayısı artıyor.Peki ne oldu da evlilikten bu kadar kolay vazgeçilir          oldu?
Evliliğinde yaşadığı sorunları nasıl çözeceğini bilmeyenler ve evlilik          hazırlığı yapanlar için
Evlilik Terapisti Uzm.Psik.Danışman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik6.jpg" align="left" border="0" height="174" width="200" /></h1>
<table align="right" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" width="3%">
<tr>
<td width="100%">&nbsp;</td>
</tr>
</table>
<p><strong>Her geçen gün boşanan çiftlerin          sayısı artıyor.Peki ne oldu da evlilikten bu kadar kolay vazgeçilir          oldu?</strong></p>
<p>Evliliğinde yaşadığı sorunları nasıl çözeceğini bilmeyenler ve evlilik          hazırlığı yapanlar için<br />
Evlilik Terapisti Uzm.Psik.Danışman Bülent Budak mutlu ilişkinin          sırlarını Deryalı Fikirler Dergisi<br />
Ekim Sayısında anlatıyor&#8230;.<span id="more-1549"></span></p>
<p><strong>Evlilikte kadın kocasından ne          bekliyor?</strong><br />
Öncelikle kocasından ilgi görmek istiyor.Kadınlar hangi eğitim düzeyinde          olurlarsa olsunlar,ilişkide korunma ihtiyacı duyuyorlar.Eşlerinin onları          sahiplenmesini bekliyorlar.</p>
<p>Çoğu kadın maço tabir edilen erkek tipinden hoşlanıyor ama bir taraftan          da eşlerinin hiçbir şeylerine karışmasını istemiyorlar.Bu da pek mümkün          değil.Bakıldığında ortada çok büyük bir çelişki var.</p>
<p><strong>Peki ya erkekler,onların          eşlerinden bekledikleri nelerdir?</strong><br />
Onlarında istedikleri aslında ilgi.Bunun dışında eşlerinden bekledikleri          biraz fazla.Eşleri çalışsa da evdeki görevlerini ihmal etsin          istemiyorlar, aynı oranda da çalışsınlar evde temizlik ve yemeği kadının          yapmasını bekliyorlar.Bu da bazen sorunların başlangıç noktası          oluyor.Kurdukları müşterek yaşamda sorumlulukları da paylaşmak          gerekiyor.Bu beklentiler karşılanmadığında da sorunlar baş          gösteriyor.Aslında en büyük sorun çiftlerin birbirlerine yeterince          güvenmemeleri.Bu da birçok sorunu beraberinde getiriyor.İlişkide          öncelikle karşılıklı güven duygusunun güçlü olması gerekiyor.</p>
<p><strong>Size daha fazla hangi sorunlar          için başvuruyorlar? </strong><br />
Aldatma, birbirlerinin aileleri ile olan sorunlar,cinsel ve ekonomik          sorunlar en sık duyduğumuz yakınmalar.Bunun dışında çocukların eğitimi          konusunda anlaşmazlığa düşen çiftlerde baş vuruyor.Eşinin          sorumluluklarını yeterince yerine getirmediğinden yakınanlar,eşi ile          istediği sıklıkta ve tarzda cinsel ilişki yaşayamamaktan şikayet          edenler,eşinin akrabalarını ön planda tuttuğunu söyleyenler,aldatılma          şüphesiyle gelen çiftler var.Eşinin alkol aldığını,arkadaşlarına daha          fazla zaman ayırdığını söyleyenler de oluyor.Çiftler arasında yoğun bir          iletişimsizlik yaşanıyor ve kendileri çözemiyor.</p>
<p><strong>Evlilik terapisi bu aşamada          nasıl yardımcı oluyor?</strong><br />
Güven sorununun aşılması çok kolay değildir.Biz çiftler arasında bozulan          iletişi yeniden kurmaya çalışıyoruz.Burası sosyal bir ortam ve çiftler          koyduğumuz belli kurallar çerçevesinde hareket ediyorlar birbirlerine          karşı suçlayıcı ve yüksek sesle konuşmak yasak.Konuşmalar kesinlikle          hakaret içerikli olmamalı.Bunu sadece terapi sırasında değil,günlük          yaşamda da uygulamalarını istiyoruz.Çiftlerin duygularının farkına          varmalarını sağlıyoruz.Bir takım kişilik testleri de uyguluyoruz ki          kişiliklerinin farkına varabilsinler.Kişi bazında herhangi bir ruhsal          problemleri varsa,onu yakalamaya çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Terapi nasıl yapılıyor? </strong><br />
Terapiye önce çiftleri alıyoruz.Sorun tek taraftan kaynaklanıyorsa          terapiye tek eşle devam ediyoruz.Önce çiftler kendilerini          anlatıyorlar.Bir süre ayrı yaşamalarını ya da tatil yapmalarını          önerebiliyoruz.Sözlü iletişim kuramıyorlarsa bir süre yazışarak iletişim          kurmalarını tavsiye ediyoruz.Sorunu çözen yine kişinin kendisi,biz          sadece burada onlara koçluk yapıyoruz.Buraya gelen çiftler birbirlerine          karşı olumsuz duygular hissediyorlar.Biz bu olumsuz duyguları          boşaltmalarına yardımcı oluyoruz.”Sen haklısın,sen haksızsın” şeklinde          bir mahkeme ortamı yaratmıyoruz.”Karar sizin,ne istiyorsanız onu          yapmalısınız ama önce net olun”diyoruz.Pişman olacakları bir şey          yapmalarını önlemeye çalışıyoruz.Bazen haftalık veya 15 günde terapileri          yeniliyoruz.</p>
<p><strong>Son dönemde evlilik terapisine          gelen çiftlerin sayısında bir artış gözleniyor.Sizce bunun nedeni nedir?</strong><br />
Çiftler aralarındaki sorunları paylaşmaktan çekinmiyorlar artık.Daha          bilinçli hale geldiler,problemlerin kendilerinden de kaynaklı          olabileceğini düşünüyorlar.Olaya tek taraflı bakmak istemiyorlar.Psikoloğa          gitmeyi de artık çok normal görüyorlar.Bir bilinçlenme söz          konusu.Medyanın da bu alanda etkisi çok büyük.</p>
<p><strong>Bu terapilerden sonra çiftler          her zaman mutlu mesut ayrılmıyorlar her halde, boşanmalar da          yaşanıyordur?</strong><br />
Evlilik terapisinin evliliği kurtarması yönünde bir garantisi          yok.Amacımız uyumlu birlikteliğin yanında uyumlu boşanmayı da          sağlayabilmek.Eğer birlikte olmaları ayrılmalarından çok daha kötüyse          boşanmaları gerektiğini rahatça söyleyebiliyoruz.Bu nedenle terapiden          sonra illa ki ilişkiye devam edecekler diye bir yargı söz konusu değil.</p>
<p><strong>Evlilik hazırlığı yapan çiftler          de başvuruyorlar size?Onlar niye başvuruyorlar?</strong><br />
Evlilikte gerçekten anlaşabilecek miyiz şeklinde soru işaretleriyle          geliyorlar bize.İş ciddiye binince tereddütler ortaya çıkabiliyor          ilişkide.Bu aşamada duyguların yanı sıra mantık bastırmaya          başlıyor.mutlu olacak mıyım,evleneyim mi,evlenmeyeyim mi?Bunlar aslında          normal şeyler.Çünkü geri dönüşü zor bir yoldur evlilik.Çok önemli bir          karar.Bu tereddüt istisnasız herkes de vardır.Ama bunun boyutu          önemli.Çok sinirliyseniz,gece uykularınızı kaçırıyorsa,bedensel ve          duygusal yıkılmalar yaşanıyorsa ortada önemli bir sorun var demektir.</p>
<p>Mutluluğa giden yolda;<br />
- Mutlu hayatın sırrı,mutlu bir evliliğin anahtarıdır aslında.Mutlu          olmanın sorumluluğu kişinin kendisindedir.Mutlu olmanın yolunu          başkasından beklememek gerekir.&#8221;Kocam beni edemiyor&#8221; şeklindeki tabirler          yanlıştır.Böyle bir beklenti içine girenler mutsuz olmayı seçmiş          demektir.<br />
- Kendinizle ilgili planlar yapın ve onları hayata geçirmek için çaba          sarf edin.Mesela hobilerinizi hayata geçirebilirsiniz ya da kendiniz          için bir kariyer planı yapabilirsiniz.Her zaman bir hedefiniz olsun ve          mutlaka bir şeyler üretin<br />
- Mutlu evlilikte en önemli madde önce saygı,ilişkide sevmeseniz bile          saygı gösterirseniz,mutlu olma şansınız var.Karşınızdakini hiçbir zaman          küçümsemeyin<br />
- İletişimin birinci kuralı konuşmak değil dinlemektir.Eşinizin          söylediklerini iyi dinleyin.Onunla empati kurmaya çalışın<br />
- Kendinizi doğru şekilde ifade edin<br />
-Yaşam sınırlarınızı koruyun.Eşinize hayır demeyi bilmelisiniz.Ona karşı          tam bir teslimiyet içine girmeyin.Bu şekilde kendinizi yok edersiniz.Her          şeyi alttan almayın.Tabii bunu agresif bir tavır içinde yapmayın.&#8221;Ben de          varım ve bu şekilde düşünüyorum&#8221; deyin<br />
- Yaşamın en önemli kuralı adalettir.Kişilerin sınırlarına sahip          olması,karşı tarafın da sınırlarına sahip olmasını sağlayabilir.Siz her          şeyi kabullenir ve evet derseniz,karşınızdaki sınırlarını aşmaya          başlar.Bu da ilişkiye yansır ve zarar verir.<br />
- Karşı tarafı olduğu gibi kabul etmek gerekir.Bunun anlamı          karşınızdakini değiştirmeye çalışmamaktır.<br />
- Eşinizin ailesini olduğu gibi kabul etmelisiniz.Sevmek zorunda          değilsiniz ama saygı duymalısınız.Kendi haklarınızı da          korumalısınız.Eşinizin ailesinden kaynaklanan sorunlar varsa,çözümü önce          eşinizden bekleyin.Eşiniz sizi savunmuyorsa,o zaman kendiniz savunmaya          geçin.Kendi ailenizin de hayatınıza çok fazla karışmasına engel olun<br />
- Ekonomik olarak da her birey özgür olmalıdır.Ekonomik bağımlılık          üzerine kurulu ilişkilerde mutlu olmak zorlaşır.Yeri geldiği zaman          parasal konuda sana ihtiyacım yok tavrını gösterebilmelisiniz.Çiftler          ekonomik özgürlüklerini kazandıktan sonra evlenmeli.Ya da evlendikten          sonra mutlaka bir şeyler üretmeli,kazanmalı ve evin giderlerine ortak          olmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-mutluluk-recetesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİK SORUNLARI</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilik-sorunlari.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilik-sorunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:23:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[EVLİLİK SORUNLARI]]></category>
		<category><![CDATA[SORUNLARI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilik-sorunlari.html</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;





Özellikle ülkemiz gibi ailesel          bağların ve toplumsal yaşantının kişilerin davranışlarında etkili olduğu          toplumlarda erişkin yaşlara gelen kişiler evlenerek hayatlarını          sürdürmektedirler. Her ne kadar “dışı sizi, içi beni yakar” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik5.jpg" align="left" border="0" height="213" width="213" /></h1>
<p>&nbsp;</p>
<table align="right" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" width="3%">
<tr>
<td width="100%"></td>
</tr>
</table>
<p>Özellikle ülkemiz gibi ailesel          bağların ve toplumsal yaşantının kişilerin davranışlarında etkili olduğu          toplumlarda erişkin yaşlara gelen kişiler evlenerek hayatlarını          sürdürmektedirler. Her ne kadar “dışı sizi, içi beni yakar” deseniz de          yurt dışında yapılan çalışmalara göre 45-65 yaş grubunda evli          erkeklerde, aynı yaş grubundaki bekar ve birlikte yaşayan erkeklere göre          , 10 yıl içinde ölüm oranları iki kat daha az bulunmuştur. Evli erkekler          daha uzun yaşama şansına sahip bulunmaktadırlar.<span id="more-1548"></span></p>
<p>Evlilikte en önemli sorunlar arasında eşler arası iletişim süresi ve          kalitesinin eksikliği, kendi aileleri ve eşlerinin aileleri ile olan          ilişkileri, toplumsal hayata yönelik davranış ve hissedişleri, ekonomik          sorunlarla başa çıkabilmeleri, mesleki durumları sorunlarını çözmede          kullandıkları yollar, eğer çocukları varsa onların bakımı ve          yetiştirilmesindeki farklı bakış açıları, ve cinsel hayatlarındaki          yetersizlikler ve uygunsuzluklar sayılabilir.</p>
<p>Evliliklerdeki sorunlar hamilelik, düşük ya da kürtajlar, çocuk sahibi          olma, ağır hastalıklar, hastanede yatırılma, yoğun ekonomik sıkıntı          dönemleri, mesleki konumdaki değişimler, yeni bir yerleşim yerine          taşınma (özellikle bizim toplumumuzdaki ataerkil yaşam düzeni, ekonomik          sorunlar , evlenen gençler ve ebeveynleri arasındaki sınır sorunları          nedeniyle evlendikten sonra gençlerin erkek tarafıyla ya da onlara çok          yakın bir yerde yaşamaları şeklinde), emeklilik gibi kişilerin hayatını          etkileyebilecek pek çok değişim sonrasında başlayabilmektedir.</p>
<p>Kişilerin çocuklarının hastalanmaları ya da daha ağırı çocukların kaza          ya da hastalık sonucu ölümü sonrasında da boşanmalar artmaktadır.</p>
<p>Evlilikte sorunlara yol açan cinsel sorunlar: Kadınlarda vaginismus,          anorgazmi ; erkeklerde erken boşalma ve erektil (cinsel organda          sertleşme)fonksiyon bozuklukları sayılabilir. Bunlar yüksek olasılıkla          psikolojik kökenli olup, tedavi edilebilir sorunlar arasındadır. Eğer          kişilerde eşcinsel bir yönelim varsa ve buna rağmen toplumsal baskılar          yüzünden evlilik yoluna gidilmişse, sorunların çözümü zorlaşmaktadır.          Toplumumuzda sıkça karşılaşılan cinsel sorunlar genellikle daha önce,          hatta çocukluk döneminde yaşanan tacizlerle ilişkili olabildiği gibi,          aile içinde cinsel bilgilerin ebeveyn tarafından doğru bir şekilde          öğretilmeyip, kulaktan dolma yanlış bilgilerden edinilmesi, ailede karşı          cins ile iletişimin katı bir şekilde sınırlandırılması ve korkutulması          ile gelişebilmektedir. Gençler bu nedenlerle genellikle evlendikleri          zaman karşı cinsle ilk cinselliklerini yaşamakta, bu da aşırı heyecan,          performans kaygıları ve korku ile sorunlu cinsel girişimlere yol          açmaktadır. Bazen de gençler arkadaşlarının ya da bazı akrabalarının          telkini ile paralı uygunsuz cinsel ilişkilere girip, ilk deneyimlerde          olumsuz yaklaşımlarla karşılaşmakta, bu durum kendi performans          kaygılarını arttırmaktadır. Bireyler cinsel açıdan sorunlar yaşıyorsa,          bunların tedavilerini birlikteliklerinin erken aşamalarda yaptırmalı          bugünkü işlerini yarına bırakmamalı ve eşlerini yıpratmamalıdırlar.          Cinsellik sıklığı ve şekli her iki kişinin ortak isteği doğrultusunda          olmalıdır. Cinsellik sevgi ile birleştirilmeli , mekanik bir eylemden          çok, adeta bir güzel sanatlar gösterisi şekline dönüştürülmelidir.</p>
<p>Farklı sosyokültürel düzeyler: ( farklı dinler, milletler,          mezhepler,farklı sosyoekonomik düzeye sahip aile yapıları gibi)          birbirlerinden çok farklı sosyokültürel değerlere ve yargılara sahip          olduklarından evlilik sorunları yaşayabilirler. Bireyler çevreden          gelebilecek baskı ve zorlamalara göğüs gerecek yapıda değiller ve bunun          için gerekli maddi ve manevi güçte değillerse ,birbirlerine ve          evliliklerine sahip çıkamayabilirler. Ancak her ikisi de çevrelerine          gerekli sınırları koyabilmek için yeterli birikime ve kişilik yapılarına          sahipse, evlilikleri çok mükemmel de olabilir</p>
<p>İletişim düzeyleri: Eşlerin birbirleriyle kurdukları sözel ve vücut dili          olan iletişim</p>
<p>(birbirleriyle az konuşmaları, dertlerini paylaşamamaları gibi) yetersiz          ve kalitesizse gene evlilik sorunları erken dönemlerde          başlayabilmektedir. Eşler birbirleri yanında ağlayabilmeli, sevgilerini          her şekilde dile getirmelidirler. “Seni seviyorum” demenin sözel olmayan          bin bir çeşit yolu vardır ( ufak bir hediye, değişik bir yemek, ona          yollayacağınız güzel bir yazı ya da resim, eşinizin sevdiği bir demet          çiçek, hafta içi ya da sonu birlikte yapacağınız ufak bir gezi vb.)          Sabah ayrılırken birbirinizi öperek, başarılar dilemek, eşiniz eve          geldiğinde kapıda sevimli bir yüz ifadesi ile , güzel giysiler içinde          karşılamak, bunlar arasında sayılabilir. Ayrıca eşler birbirlerine          sadece kendilerine ait, birbirlerinin hoşuna giden bir takım güzel          hitaplarla seslenmeyi alışkanlık haline getirmelidir ( bir tanem,          bebeğim, aşkım vb). Eşler beyinlerini ayakları altına almadıkları sürece          bunları bulabilirler. Ancak beyinlerimizi çöpe atmamız,ne yazık ki          televizyonla aşırı derecede haşır neşir olmak, anlamsız gururlar          şeklinde bunun en çok görülen sebeplerden biri olmaktadır.</p>
<p>Her evlilik aslında bir konfederasyon modelinde olmalıdır. Eğer çiftleri          oluşturan bireylerden biri diğerinin haklarını çiğniyorsa, onun özgürlük          alanına müdahale ediyorsa, kararlar sürekli tek tarafın isteği          doğrultusunda alınıyorsa, evlilikler çıkmaza girmektedir. Her kurum gibi          evlilik de demokratik bir şekilde yürütülmelidir.</p>
<p>Zamanın paylaşımı :Evliliklerde bireyler sürekli olarak her şeyi          birlikte yapmak zorunda olmamalıdır. Mutlaka birlikte vakit geçirecek          aktiviteler de olmalıdır ancak bireyler zaman zaman kendi arkadaşları ve          çevreleri ile de birbirlerinden ayrı zamanlar geçirebilmelidirler. Bu          bazen orkestrayı dinlemek bazen de tek bir enstrümandan oluşan solo          albümleri dinlemek gibidir. Kişi kendine tanıdığı hakların aynısını          eşlerine de tanımalıdırlar. Aksi halde efendi-köle ilişkisi olur ve bu          ilişkilerin temeline dinamit koymak ile eşanlamlı hale gelir.</p>
<p>İş ve çevrenin aile hayatınıza olumsuz yönde etkilerinin engellenmesi:          İnsanların günlük hayatları bir parça sirklerde göstericilerin 4-5 topu          bir arada havada döndürmesi davranışı gibidir. Her top belli bir sürede          elde tutulmalı yada dokunmalı ve birbirleriyle aynı hız ve doğrultuda          atılmalıdır. Toplardan birisi elde fazla tutulur ya da yavaş atılırsa,          diğer toplarda düşmektedir. Benzer şekilde eğer kendine, eşine,          mesleğine ve çevresine yeterli zamanı ayırmazsa, bunlardan biri bile          aksasa diğerleri de zaman içinde zarar görmektedir. Gene benzer şekilde          sadece arkadaşlarınızı ön plana alıyor, eve geç geliyor, eğlencenizin          tümünü eşiniz olmadan yapıyorsanız gene sorunlar yaşayabilirsiniz.          Mutluluğunuz başkalarının mutsuzluğu üzerine kurulmamalıdır. Herkesin          yeri ayrıdır ve hiçbiri diğerlerini yok etmemelidir. Aşırı işle haşır          neşir olmak evinizi ihmal etmenize yol açıyorsa, iyi bir eş ve iyi bir          anne-baba olamazsınız. Bunun faturasını da uzun erimde çok daha pahalıya          ödersiniz. Evlilik sorunları, çocuklarınızla sorunlar, sağlık sorunları          ile karşılaşabilirsiniz. İşte yaşanan sorunlar eve, evde yaşananlar işe          taşınmamalıdır. Çevrenizden duyduğunuz her şeyi eşinize, eşinizden          duyduğunuz her şeyi de çevrenize taşımamalısınız. Aksi halde çözümü çok          zor düğümler atarsınız Evin maddi gereksinimlerini karşılamak işin          sadece bir yönüdür. Evin manevi, sevgi gereksinimi de karşılanmalıdır.          Eş ve çocukların sadece paraya değil sevgiye de gereksinimi vardır.</p>
<p>Sadece eşe yoğunlaşmak: Bütün hayatınızı da eşinizin üzerine          kurmamalısınız, her şeyi ondan beklememelisiniz. Kendiniz de yaptığınız          uğraşlar ve çevrenizle ilişkilerinizden doyum sağlayabilmelisiniz. Aksi          halde eşinizi kıskanır, onun hayatını kısıtlamaya başlarsanız          evliliğiniz tehlikeye girer. Kendi yağınızla kavrulmayı da          öğrenmelisiniz.</p>
<p>Eski konumdan (çocukluk) yeni konuma (erişkinlik) geçişin idraki: Artık          siz yeni bir ailede yaşıyorsanız o kurumun sağlığı için ,gelecekte          sizden daha kültürlü,sağlıklı ve mutlu yetiştireceğiniz kişiler için          mücadele etmelisiniz. Hayatınızın daha yüksek bir olgunluk basamağını          aşmış bulunmaktasınız. Buna rağmen hala eski evinizin küçük çocuğu gibi          davranırsanız, anne-babanızın sizin hayatınızı istedikleri gibi karışıp          yönlendirmesine izin verirseniz, kendi prensipleriniz ve yöntemlerinizle          hayatınızı sürdüremezseniz gerekli olgunluğa ulaşamamışsınız demektir,          bu da evliliğinizin kalitesizleşmesini sağlayacaktır. Kendini evlilik          için yeterli olgunlukta hissetmeyen ya da bu olgunluk düzeyine          ulaşamamış kişiler evlenmemelidirler.</p>
<p>Birbirini tanıyabilmek ve maske takmamak: Özellikle kırsal kesimlerde          erişkin döneme gelen kişiler, ailelerinin kararları doğrultusunda          birbirlerini yeterince tanımadan evlenmektedirler. Bazı durumlarda ise          aile baskısı ile hiç karşı cinsten arkadaşı olmayan kişiler görüşüp          tanıştıkları ilk kişi ile evlenmektedirler. Bu durumlarda kişiler kendi          gerçek özelliklerini saklamakta ve karşılarındakini maskeler takarak          aldatmaktadırlar. Bunlar sonucunda “cicim aylarının bitiminde” sorunlar          başlamakta ve fertler “bu benim sevdiğim kişi değildi”          diyebilmektedirler. Ya göründüğü gibi olmak, ya da olduğu gibi görünmek          en insancıl yaklaşımdır.evlilik öncesi kişiler birbirlerine karşı açık          olmalı ve olumsuz taraflarını görebilecek sürede ve kalitede          konuşabilmelidirler.</p>
<p>Sınırlarınızı belirlemek ve korumak:Toplumumuzda gençler genellikle          evlenene dek aileleri yanında yaşamaktadır. Bazı durumlarda evlenecek          çağa gelen gençler babalarının yanında çalışmaktadırlar. Bu gibi          durumlarda gençler yeterli güce sahip olamamakta ve adeta onların eline          bakar duruma gelebilmektedirler. Anneler çocuklarını aşırı kollayıcı          olmakta ve onlarda bağımlı bir kişilik oluşturarak, kendi başlarına          yaşayabilme becerilerini ellerinden almaktadırlar. Bu gibi durumlarda          aileler gençlerle aynı dairede ya da apartmanda yaşamakta, gençlere sık          sık müdahale etmektedirler. Bu gibi hallerde sınır sorunları yaşanır ve          baba-oğul, gelin-görümce, gelin-kaynana çekişmeleri, damat- kayınpeder          ya da eltiler arası geçimsizlikler yaşanabilmektedir.</p>
<p>Evlilik dışı cinsel ilişki: Evliliklerde çiftlerden her biri kendini          yenileyebilmeli, hayatlarını tekdüzelikten koruyabilmelidir.          Birbirlerini onore etmeli, birbirlerinin zevklerini küçümsememeli,          fikirlerine saygı duymalı, bakımlı olmalı ve ortak plan ve hedefleri          olmalıdır. Kişiler kendilerine değer vermez ve bakımlı olmazlarsa, ev          içinde sevimli , anlayışlı bir ortam oluşturamazlarsa ya da kendilerinde          doyumsuzluklar varsa , evlilik dışı cinsel birlikteliklere          girişebilirler. Kimse kimsenin başkasından kaptığı mikropları paylaşmak          zorunda değildir. Bu durumda kişiler kuruma ihanet ediyor demektir          Aldatmanın özrü yoktur ancak, sebepsiz sonuç da olmaz. Her iki tarafta          istiyorsa, sorunların altyapısına inecek derinlikte terapiler          yapılmalıdır. Ancak elemanlardan biri buna isteksizse , boşanmaya          kararlı ise, zorla güzellik olmaz.</p>
<p>Uygunsuz beklenti düzeyleri: Fertler birbirlerinden çok büyük          beklentiler içinde de olamamalıdır. En mükemmel aşk, sürekli olarak          eğlence içinde kahkahalar içinde yaşama beklenmemelidir. Bu şekildeki          ayağı yere basmayan aşırı romantik beklentiler sizi hayal kırıklıklarına          uğratabilir. Histrionik kişilik özellikleri olan kişiler sürekli olarak          aranılmak, aşırı düzeylerde desteklenmek ve eşlerinin yanında sürekli          olarak bir numara olmak isterler. Oysa evlilik bir çocuk oyunu değildir,          kişi çevresine , işine de zaman ayırmalıdır. Evlenerek başkasının          özgürlüğünü tamamen satın alamazsınız. Özellikle kızlar ailelerinin          içinde bulundukları gergin ilişkilerden ve zor ekonomik durumlar          nedeniyle erkenden evlenebilmekte ve gerçekçi olmayan beklentileri          nedeniyle “yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” gibi daha olumsuz          durumlar içine düşebilmektedirler. Sadece duyguları ile hareket edenler          hüsrana uğrarlar duygular ve mantık elele yürümelidir.</p>
<p>Otorite mücadeleleri: Evlilik bir güç mücadelesi, meydan savaşı          değildir. Herkes kendi alanını korumalı ve birbirine yaptırımlarda          bulunmamalıdır. Tabii ki, bunun olabilmesi için fertlerin kişilik          sorunlarının olmaması gerekir. “Hep ben haklıyım, o haksız, en doğruyu          ben bilirim, benim sözüm kanun” şeklindeki yaklaşımların olabildiği          narsisistik ve aşırı düzen ve katı prensiplerle donatılmış olan obsesif          kişilikler bir diğerinin üzerinde otorite kurmaya çalışabilir. Bu da          sürekli olarak sürtüşmelere yol açar. Evlilik bir meydan savaşı          değildir. Bu şekilde elde edilebilecek bir zafer de ancak Pirus savaşı          zaferi gibidir. İki tarafta mücadeleden kırılır. Kazanan olsa bile sağ          kalan çok az olduğundan zaferin anlamı kalmamıştır.</p>
<p>Kadınların biyolojik ve ruhsal olarak zayıfladığı dönemlerin anlayışla          karşılanması: Hamilelik ve emzirme dönemi kadınların en fazla          zorlandıkları dönemler arasındadır. Ayrıca kadınların ayda bir          yaşadıkları mensturasyon (adet) dönemleri kendileri için hem kan          kaybının getirdiği halsizlik. Hem de o dönemde yaşadıkları hormonel          fırtına da demeyelim,kasırgalar onları strese karşı çok zayıf hale          getirir.Bu zamanlarda erkeğin eşini daha anlayışla karşılaması, evle          ilişkisini daha da çok arttırması, yükleri omuzlaması gerekir. Eğer          babalık ya da anneliği kaldıramayacak olgunlukta hissediyorsanız, çocuk          sahibi olmamanız gerekir. Gene zor ekonomik dönemler yaşanıyorken          birbirinizi mutsuz edecekseniz, evlenmemeniz gerekir. Sinirlenince          öfkenize hakim olamıyorsanız ( ki ileri dönemde kalp-damar sorunlarınız          olacak demektir), eşinize ya da çocuklarınıza şiddet uyguluyorsanız,          sıkıntılar sonrası içki ya da bağımlılık oluşturan maddelere boyun          eğiyorsanız gene evliliği hak etmiyorsunuz demektir. Elbette ki eşinizde          görüp hoşlanmadığınız bazı özellikleri, içinizde patlama yapmasını          beklemeden söylemelisiniz. Ancak bunu yaparken ifadeleriniz ve vücut          dilinizi sakin tutmanız, mantığı rafa kaldırmayıp, aşırı duygusal          olmadan hareket etmelisiniz. Eğer züccaciyeci dükkanına giren bir fil          gibi davranırsanız, bu davranışınız amacından uzaklaşır ve haklıyken          haksız duruma düşersiniz, evliliğinize zarar verirsiniz. Unutmayın ki,          tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. Çocuklarınız yaptıklarınızı          görüyor, bugün başkasına yaptıklarınız yarın size uygulanabilir, rüzgar          eken fırtına biçer.</p>
<p>Sorumluluklarını bilmek:Ev işleri, çocuk bakımı, alışveriş vb. tek          kişinin sorumluluğu değildir. Eğer kadın da çalışıyorsa, ev işlerinin          yapılmasına erkek de katılmalıdır.çocuğun bakımı sadece anneye          yüklenmemelidir. Eşiniz ve çocuğunuzla gelecekte kurmayı düşlediğiniz          güzel günlerin temelini çok erkenden atmazsanız, gelecekteki güzel          günleri sadece hayalinizde yaşatacaksınız demektir. Evli çifti oluşturan          her bir eleman bu sorumluluklara katılmalı, görevini ihmal etmemelidir.          Ne ekerseniz onu biçersiniz.</p>
<p>Kendinizi feda ederek, çocuklarınız için evliliği hasbelkader sürdürmek:          Sadece “çocuklarım annesiz ya da babasız büyümesin” diye evliliğinizi          sevgi olmadan sürdürüyorsanız, sorunlu bir evlilik yaşadığınızdan dolayı          da çocuklarınız ruhsal olarak olumsuz yönde etkilenebilmektedir.          Anne,babanın maddi olarak aralarında olup, manevi olarak yanlarında          olmaması çocuklar için daha da örseleyici olabilir ve onların da kendi          evliliklerinde mutsuz olmalarına yol açabilirsiniz. Bazen ayrı ama mutlu          ebeveynler, bir arada her gün mutsuz çiftlerden daha iyi çocuklar          yetiştirebilirler. Çocuğunuz için her türlü olumsuzluğa rağmen          evliliğinizi sürdürmek erken yaşta tükenmenize yol açabilir ve aslında          çocuklarınıza daha az yardım etmiş olursunuz.</p>
<p>Alkol, uyuşturucu madde ve kumar gibi alışkanlıklar: Eğer eşlerden          birisi bu tür bir alışkanlık içinde ise bunlar maddi, manevi, sosyal ve          ailesel iletişim sorunlarına yol açabildiğinden evliliğin güzelliğini          bozmaktadırlar. Bu durumların varlığı çoğunlukla boşanmalara yol          açabilmektedir. Geçmişten gelen birikmiş sorunlarınızın ve günlük          mutsuzluklarınızın çözümünü bu tür zararlı alışkanlıklar yerine bir          psikiyatra terapiye giderek sağlamalısınız.</p>
<p>Kendi mutluluğunuzun anahtarı sizdedir:Evlilik akıllı,duygulu,dürüst ve          adil insanların işidir. Eğer kişiler kendilerini karşılarındaki yerine          koyamıyorsa yani empati yapamıyorsa, hep ben haklıyım, eşim haksız          diyorsa, suçu karşısındakilere atıyorsa ( ki bu kişilik bozukluklarının          bir kriteridir), kendine düşen sorumlulukları yapmıyor, çözmek için çaba          sarf etmiyorsa, evlilik için yeterli olgunlukta değilsiniz demektir ve          evliliğiniz yıkılmaya mahkumdur. Sıklıkla çiftlerden biri daha çokça da          kadınlar vücutsal yakınmalarla , bayılma ve sinir krizleri ile hastane          acil birimlerine taşınır, doktor doktor dolaştırılırlar. Bu dönemlerde          sadece onun değil,sizin de vücutsal ya da ruhsal sorunlar yaşamanız          doğaldır. Keskin sirke küpüne zarar verir bu davranışlarınız sizin          mide-barsak sistemi, cilt sorunları, cinsel sorunlar, kalp-damar sistemi          sorunları gibi psikosomatik sorunlar yaşamanıza yol açacaktır.Bazen de          bu gibi durumlarda kadınlar bir yere dek sineye çekebilir, eşlerinin          yaşı emeklilik yaşına gelinceye dek bekler ve sonrasında işler tersine          döner. Bu kez kadınlar erkeklerden evin egemenliğini alabilir ve “alma          mazlumun ahını çıkar aheste aheste” atasözündeki gibi yılların          intikamını alabilirler.</p>
<p>Son söz olarak ölümden başka herşeyin çözümü vardır. Hayatta en kötü şey          ileride geçmişte yaptıklarınız ya da yapmadıklarınız için “keşke” ile          başlayan sözler söylemenizdir. O yüzden ne yaparsanız yapın,          geleceğinizi akıllıca düşünüp, iyice emin olduğunuzda yapmanız gerekir.          Herşeye uzun erimli olarak bakın, ufak şeylere odaklanmayın. Ayrılmadan          önce de birbirinize değişmek için son bir şans verin, öğrenmenin yaşı ve          mekanı yoktur,insan gelişen bir varlıktır, bir psikiyatr ile evlilik          terapilerine başlayın. Hepinize daha kaliteli birliktelikler ve bizden          daha uygar çocuklar yetiştirebilmeniz dileklerimle. .</p>
<p>kaynak:www.psikiyatrist.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilik-sorunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
