<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zayıflama, diyet, beslenme, estetik, güzellik, bakım &#187; Evlilik</title>
	<atom:link href="http://www.zayiflik.net/Zayiflama/evlilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zayiflik.net</link>
	<description>Bayanlara dair konular ve bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2009 17:01:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sizce eş ne demek</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/sizce-es-ne-demek.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/sizce-es-ne-demek.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 22:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-saglik.com/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Karı Koca İlişkisinde Neler Var, Neler Yok? Duyguların ifadesi: Karı koca ilişkilerinde duygularını ifade ediyorlar mı? Duyguların farkına varmak ve onları anlaşılacak bir biçimde ifade etmek, insan ilişkilerinin en önemli boyutlarından birini oluşturmaktadır. Duyguların farkına varmak ve onları uygun biçimde ifade etmek başarılı ilişkinin temelidir. Karı koca ilişkilerinde duygularını rahatlıkla ifade edebiliyorlarsa, çocuk farkına varmadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karı Koca İlişkisinde Neler Var, Neler Yok? Duyguların ifadesi: Karı koca ilişkilerinde duygularını ifade ediyorlar mı? Duyguların farkına varmak ve onları anlaşılacak bir biçimde ifade etmek, insan ilişkilerinin en önemli boyutlarından birini oluşturmaktadır. Duyguların farkına varmak ve onları uygun biçimde ifade etmek başarılı ilişkinin temelidir. Karı koca ilişkilerinde duygularını rahatlıkla ifade edebiliyorlarsa, çocuk farkına varmadan bunu öğrenecek ve ilişkilerinde başarılı bir insan olacaktır. Farklılıkların konuşulması: Karı koca farklı</p>
<p>oldukları yönlerin farklı olduğunu kabul edip, gerçekçi bir biçimde bu farklılıklar üzerinde konuşabiliyorlar mı? İnsanların birbirlerinden farklı olması yaşamın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Bu konuda genellikle şu dört tavırdan biri sergilenir:</p>
<p>1- Farklılıkları görmezden gelip, yokmuş gibi davranmak;<br />
2- Kocanın egemenliği altında aile yaşamını düzenleyerek kadının gerçeğini yok saymak;<br />
3- Kadının egemenliği altında yaşamı düzenleyerek erkeğin gerçeğini yok saymak;<br />
4- Farklılıkları algılayıp uygun bir dil ve anlayışla bu farklılıkları konuşarak aile yaşamını her iki insanın gerçeğine uygun kılmak.</p>
<p>Anne ve baba aralarındaki farkı konuşabilen ve çözüm bularak kendi gerçeklerini yaşayabilen bir ilişki kurmuşlarsa, çocuk farkına varmadan bu yetkinliği kazanır. Bu yetkinlik kazanılması zor olan bir yetkinliktir, çünkü karmaşık ve egonun işin içinde olduğu güçlü bağımlılıkları içerir. Ama, çocuk bu yetkinliği ailede görür ve yaşarsa, farkına varmadan kolayca kazanır. Kişiler arasındaki farklılıklar üzerinde rahatça konuşabilme yetkinliği çocuğun ilerde aile yaşamında, iş yaşamında başarılı ve mutlu olmasının temellerinden birini oluşturur.KADINCA.NET</p>
<p>Verilen sözün tutulması: Karı koca verdikleri sözü tutuyorlar mı? Verdiği sözü tutmak kişinin yaşamında çok önemli bir gelişimin ifadesidir.</p>
<p>Verdiği sözü tutan insan, söz vermeden önce düşünmüştür ve verdiği sözün ne anlama geldiğinin bilincindedir.</p>
<p>Verdiği sözü tutan kendi sözüne, kendi kişiliğine saygılı insandır; kendine olan saygısını kaybetmemek için verdiği sözü tutması gerektiğini bilir.</p>
<p>Verdiği sözü tutan insan söz verdiği kişiye saygılı biridir. O kişinin gözünde değerini kaybetmemek için verdiği sözü tutar. KADINCA.NET</p>
<p>Anne babanın birbirlerine verdikleri sözü tutmaları çocuğun sağlıklı kişilik geliştirmesine olanak sağlar. Böyle bir ortamda yetişen çocuk insanlara güvenir ve hem kendine hem de karşıdakine saygılı olmayı doğal olarak öğrenir.</p>
<p>Müzik dinlemek ve kitap okumak: Anne ve babanın müzik dinleyip dinlememesi, hangi tür müzik dinlediği, kitap okuyup okumaması, hangi tür kitap okuduğu, bunların hepsi, çocuğun gelişiminde rol oynar.</p>
<p>Bana Sorulan Sorular</p>
<p>Verdiğim seminerlerde bana sorulan sorular genellikle, nasıl bir anababa olayım ki çocuğum sağlıklı büyüsün, türündendir. Bu yazımda belirttiğim gibi, çocuğun yetişmesinde en önemli etken karı koca arasındaki ilişkinin niteliğidir. O nedenle, sorulacak gerçek soru, “Eşimle nasıl bir ilişki kurmalıyım ki ailem sağlıklı bir aile olsun,” sorusudur.KADINCA.NET</p>
<p>Tanıdığım birçok anne ve baba, çocuklarına gösterdikleri ilgi ve yakınlığı eşlerine göstermeyi pek düşünmüyorlar; eşlerine gösterecekleri ilginin ve sevginin ailenin temeli olduğu söylendiğinde, sanki hayal kırıklığına uğramış gibi, yüzüme bakıyorlar. Yüz ifadeleri, şimdi bu herife/kadına mı ilgi ve sevgi göstermemi istiyorsun, onun sevilecek yanı mı var, diyor. KADINCA.NET</p>
<p>Gerçekten çocukları, özellikle bebekleri sevmek ne kadar kolay. Bir annenin kendini bebeğine adaması ve tüm yaşamını onun isteklerini yerine getirmeye hasretmesi ne kadar kolay ve ilk başta ne kadar sıcak ve sevimli gözüküyor. Bu tür davranışlar toplum tarafından onaylanan bir tavrı sergiliyor. Kocasını ihmal eden kadın pek dikkati çekmez, ama çocuğunu ihmal eden anne hemen dikkati kendi üzerine çeker.</p>
<p>Bir babanın bütün zamanını ve ilgisini işine vermesi ne kadar kolay ve toplum bunu ne kadar destekleyip teşvik eder. Erkeğin iş sahibi olup, kendini ekmek parası kazanmaya vermesinde doğal ne olabilir?</p>
<p>Anne çocuğuna, erkek işine ilgi göstermesin mi, diyorum şimdi ben? Hayır, öyle demiyorum. Benim demek istediğim şu: Anne çocuğuna gösterdiği ilgi kadar kocasına da ilgi gösterme bilincini devam ettirebilmeli. Bir kadının kocasına çocuğu kadar ilgi gösterebilmesi bayağı duygusal olgunluk, yaşam deneyimi ve bilinçlenme gerektirir. Sıradan kadın, içgüdüsel olarak, çocuğuna ilgi duyar, sever ve onun üzerine odaklanır. Sıradan kadın, erkeğine ilgi ve sevgisini sürdürme işini kolay kolay yapamaz; o yönde kadının bilinçlenmesi ve donanması gerekir.KADINCA.NET</p>
<p>Erkek için de söylemek istediğim şu: Bir erkek işine ilgi gösterdiği kadar karısına da ilgi gösterme bilincini devam ettirebilmeli. Sıradan erkek kendiliğinden karsına ilgi ve sevgiyi canlı ve sıcak tutamaz; sıradan erkeğin bilinci bunun önemini ve anlamını anlayacak olgunluğa erişmemiştir. Belirli bir duygusal olgunluğa erişen erkek karısıyla ilişkisinin onun yaşamının en önemli ilişkilerinden biri olduğunu bilir.</p>
<p>Kadın ve erkek belirli bir duygusal olgunluğa erişince ilişkileri kendiliğinden sıradanlıktan kurtulur ve kendilerine özgü candan bir ilişkiye dönüşür.KADINCA.NET</p>
<p>Ne Demek İstiyorum?</p>
<p>Demek istediğim şu: Sağlıklı çocuk yetiştirmenin yolu, sağlıklı karı koca ilişkisinden geçer. Karı koca ilişkisinin sağlıksız olduğu bir aile ortamında sağlıklı çocuk yetiştirmek hemen hemen olanaksızdır.</p>
<p>Çocuğunuzun kendi gelişimine önem veren bir insan olmasını mı istiyorsanız, kendi gelişimine önem veren anababa olunuz.KADINCA.NET</p>
<p>Çocuğunuzun umut dolu, girişken, neşeli, olayların iyi yönlerini gören biri olmasını mı istiyorsunuz, anababa olarak önce siz de bu özellikleri yaşamınıza taşıyın.</p>
<p>Çocuğunuzun dürüst biri olmasını mı istiyorsunuz, önce siz hem kendinize hem de çevrenizdekilere dürüst olun.</p>
<p>Çocuk yetiştirmek bu kadar zahmete değer mi?</p>
<p>Bu sorunun yanıtını her bir anababa vicdanında vermek durumundadır.</p>
<p>Benim düşüncem şu: yaşam bize verilmiş olan en kutsal hediye. Her şey anlamlı, coşkulu ve güçlü bir yaşam için seferber olmalı.</p>
<p>Zamanla bende şöyle bir kanı oluştu: Anlamlı, coşkulu ve güçlü bir yaşam için niyetin saflığı içinde dürüstçe verilen çaba kutsaldır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/sizce-es-ne-demek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilikte ilk gece korkusu</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-ilk-gece-korkusu.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-ilk-gece-korkusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 22:28:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadin-saglik.com/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Aslında konunun anlaşılabilirliği açısından &#8220;ilk gece&#8221; deyimi yerine &#8220;ilk ilişki&#8221; deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınların belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar. Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi çok önemlidir. Cinsel ilişki ile ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında konunun anlaşılabilirliği açısından &#8220;ilk gece&#8221; deyimi yerine &#8220;ilk ilişki&#8221; deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınların belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar. Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi çok önemlidir. Cinsel ilişki ile ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, anorgazmi (orgazm olamama), ya da çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı</p>
<p>durumlarda özgeçmişte sıklıkta travmatik bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bunda garipsenecek bir durum yok, çünkü kadın açısından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılması nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda ve özellikle bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.</p>
<p>İLK İLİŞKİ MUTLAKA AĞRILIMIDIR? : Kızlık zarı kadınların %90&#8242; ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendisini tümüyle hazır hissettiği durumlarda &#8220;ön sevişmeyle&#8221; bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, yada çok az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkide alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan &#8220;hoş olmayan bir anı&#8221; olarak hatırlanma olasılığı oldukça düşüktür.KADINCA.NET</p>
<p>İLK İLİŞKİDE MUTLAKA KANAMA OLUR MU? : İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır, zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde özelliklede vajina giriş bölgesi yeterince ıslanmış ve kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu durumda 100 kızdan birinde rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının damarlanması zayıf olduğundan zar yırtılmasına rağmen kanama gerçekleşmeyebilir.KADINCA.NET</p>
<p>KIZLIK ZARININ KALIN OLMASI İLİŞKİYE ENGEL MİDİR? : Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleşmeyebilir. Bunu en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendisini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetmeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince ıslanma ve kayganlaşma olmayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Pek az da olsa diğer bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine &#8220;ilk ilişkiyi başaramama&#8221; sebebiyle baş vuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten de kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından küçük bir operasyonla açılması gerekebilir.KADINCA.NET</p>
<p>ZARIN YIRTILMASINA BAĞLI OLAN KANAMA SÜRESİ : Kızlık zarının yırtılması esnasında yırtık bazen kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. &#8220;Deflorasyon&#8221; (kızlık zarının yırtılması) kanaması olarak adlandırılan bu durum genellikle ön sevişmenin yetersiz olmasına rağmen yapılan girişimden kaynaklanmaktadır. Çoğu durumda erkek, kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve yırtık olması gerekenden daha büyük olmuştur. Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama yada ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden kanamalarda söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi yada geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur. Anlaşılacağı üzere, tamamen doğal bir olay olması gereken &#8220;ilk gece&#8221; bazı durumlarda aynı gece yada takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı&#8217;na başvurulmasını gerektirebilmektedir.KADINCA.NET</p>
<p>Kalın kızlık zarı gibi, çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normal dışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette ki yoktur.</p>
<p>İLK GECE ERKEĞE DÜŞEN GÖREVLER :</p>
<p>Başarılı bir ilk gece için kadının yapması gereken; eşine hazır olduğu yada hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek de kontrolü kadına bırakmada gönüllü olmalıdır.</p>
<p>Erkek ise kadının kendisinden farklı doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır.</p>
<p>Daha sonraki ilişkilerinin aynısı olabilecek ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı ve çok sabırlı olmalıdır. KADINCA.NET</p>
<p>Kadının ileri cinsel hayatını da göz önünde bulundurarak erkek ilk ilişkide aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.</p>
<p>Bunu erkek içinde son derece gerginlik yaratan bir durum olduğu göz önüne alınmalıdır.</p>
<p>Kadının ilk cinsel deneyiminde erkeğin üzerinde düşen görev fazla olacağından, onda da gerginlik ve korku olması normaldir. Erkekler bunun için cinsel ilişkiden sonra &#8220;nasıldım ama?&#8221; yolunda konuşmalar yapabilir. Ancak kadının ruh halini göz önüne alarak bundan kaçınıp &#8220;nasıl hissediyorsun?&#8221; şeklinde sorması daha uygun olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-ilk-gece-korkusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UZUN EVLİLİĞİN SIRRI&#8230;</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/uzun-evliligin-sirri.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/uzun-evliligin-sirri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:46:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun evliliğin sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[uzun evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/uzun-evliligin-sirri.html</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğin uzun sürmesinin sırrı, &#8221;özür dilerim&#8221; ve &#8221;evet hayatım&#8221; sözlerinde yatıyor. Dünyanın en uzun evli kalan çifti rekorunun sahibi İngiliz çift Percy ve Florence Arrowsmith, bu başarıyı bir bardak viski, bir bardak şeri ve &#8221;özür dilerim, evet hayatım&#8221; ile elde ettiklerini söylediler.
1 Haziran 1925&#8242;te evlenen ve yarın 80. evlilik yıldönümlerini kutlayacak 100 yaşındaki bayan Florence, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik10.jpg" align="left" height="200" width="200" />Evliliğin uzun sürmesinin sırrı, &#8221;özür dilerim&#8221; ve &#8221;evet hayatım&#8221; sözlerinde yatıyor. Dünyanın en uzun evli kalan çifti rekorunun sahibi İngiliz çift Percy ve Florence Arrowsmith, bu başarıyı bir bardak viski, bir bardak şeri ve &#8221;özür dilerim, evet hayatım&#8221; ile elde ettiklerini söylediler.<span id="more-1566"></span></p>
<p>1 Haziran 1925&#8242;te evlenen ve yarın 80. evlilik yıldönümlerini kutlayacak 100 yaşındaki bayan Florence, BBC&#8217;ye yaptığı açıklamada, &#8221;Kutsandığımızı düşünüyorum. Birbirimizi hala seviyoruz. Bu en önemlisi&#8221; dedi.<br />
Florence, &#8221;bunun sırrının ne olduğu&#8221; sorusunu, &#8221;Hiçbir zaman &#8216;özür dilerim&#8221; demekten korkulmaması&#8221; gerektiği şeklinde yanıtladı.<br />
&#8221;Yatağa hiçbir zaman küs girmeyin&#8221; uyarısında da bulunan Florence, öğlenleri şeri, geceleri viski içmeyi çok sevdiğini belirtti.<br />
Florence&#8217;nin 105 yaşındaki eşi Percy de mutlu evliliğinin kendisi açısından sırrının &#8221;Evet hayatım&#8221; olduğunu itiraf etti.<br />
Guinness Rekorlar Kitabı&#8217;nda, en uzun evli kalan çifti rekorunun yanı sıra en yaşlı evli çifti rekorunun da sahibi olarak yer alan çiftin, 3 çocuğu, 6 torunu ve 9 torun çocuğu bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/uzun-evliligin-sirri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MUTLU EVLİLİĞİN 10 SIRRI</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:46:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[10 sır]]></category>
		<category><![CDATA[evililiğin sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[mutlugun sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[sırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğinizin ilk günkü kadar mutlu devam etmesini sağlayan, gerçek kişilerin deneyimlerini içeren sırlar..
Bu nasıl oldu? On saniyelik mesafede ellerinizde çiçekler tutarken birden kirli tabaklar tutmaya başladınız. Umutsuzluğa kapılmayın. Bu her geline olur.. Gerçekler su yüzüne çıkar. Mutlu bir Evliliğe Başlamada En İyi Tavsiye adlı kitapta, Village’lılar karı ve koca olarak rüyanızı sonsuza kadar sürecek bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğinizin ilk günkü kadar mutlu devam etmesini sağlayan, gerçek kişilerin deneyimlerini içeren sırlar..</p>
<p>Bu nasıl oldu? On saniyelik mesafede ellerinizde çiçekler tutarken birden kirli tabaklar tutmaya başladınız. Umutsuzluğa kapılmayın. Bu her geline olur.. Gerçekler su yüzüne çıkar. Mutlu bir Evliliğe Başlamada En İyi Tavsiye adlı kitapta, Village’lılar karı ve koca olarak rüyanızı sonsuza kadar sürecek bir gerçekliğe dönüştüren 150 sırı paylaşıyor.<span id="more-1565"></span></p>
<p>Bu kitaptan seçilen 10 sırrı okuyarak, evinizdeki tutku ve düzeni koruyun.</p>
<p>Kurallara Uymak<br />
&#8220;Eğer birbirinize bayılmıyorsanız, işler yürümeyecek. Herhangi bir şeyin sizi birbirinize saygı duymaktan alıkoymasına engel olun. Beraber yaşlanmak tam da bu demek, yani vücutlarınızın değişeceğinin ancak sevdiğiniz insanın içeride kalacağını bilmeniz gerek.”</p>
<p>Altın dokunuşu<br />
&#8220;Hızlı yaşam takvimimize rağmen, ben ve kocam küçük jestler için her zaman zaman buluruz, bir gülümseme, küçük bir dokunuş ve hızlı bir öpücük. Eğer aynı odadaysak bana hafifçe dokunur, böylece yakın hisseder ve bir bağ kurarız.”</p>
<p>Anlaşamadığınızı kabul edin.<br />
&#8220;En mutlu evliliklerde bile, 2 insanın anlaşamadıkları olur. Günlük hayatımızı etkilemeyen konularda, ben ve kocam anlaşamadığımızı kabul etmeye oldukça açığız. Her zaman anlaşamayacağımızı biliyoruz ama arada bir bir şeyler tartışmak eğlencelidir.(politika ve dini görüşler gibi). Uzlaşmamız gereken konularda, çocuk yetiştirmek gibi, her zaman tartışırız ve bir orta yola ulaşırız. Böylece gücenme olmaz. Sadece sakin olur ve bir yolunu buluruz.”</p>
<p>Dövüş fuarı<br />
&#8220;Tartışmaktan korkmayın, ama saygılı olun. Kişisel saldırıdan bulunmadan konuya bağlı kalın, ve müzakere etmeyi ve uzlaşmayı öğrenin. Dürüst ama yapıcı eleştiriler uzun dönemde evliliğinizi sağlamlaştırır.”</p>
<p>Aşk savaş alanı değildir<br />
&#8220;Eşinizle kavgalarınızda hiçbir zaman seksi bir araç olarak kullanmayın. Örneğin, seksi anlaşma aracı olarak kullanmak daha sonra sorun yaratır. Her zaman iletişim kanallarını açık tutun. Eğer kapanırsa danışmanlık almayı düşünebilirsiniz. Evlilikte aşkın bir çok evresi vardır, bu nedenle aşkınız ve özel hayatınızı arada bir değiştirmeye hazır olun. İkinizde değişimin cinsel tatmini dışarıda aramak için bir neden olmadığını anlamalısınız.”</p>
<p>Çocuk konusuna önceden karar verin<br />
&#8220;Çocuk sahibi olma konusunu sadece evlenmeden önce değil, evlendikten sonra da devam eden bir diyalog olarak sürdürün. Kocam ve ben çıkarken anne baba olma konusunu konuşmuştuk İkimizde çocuk sahibi olmak istediğimizi biliyorduk ve sayıda bile karar vermiştik. Ama 3. çocuğumuzdan sonra kocam bana bunun son olması düşüncesiyle geldi. Bunu bir yıl düşündükten ve tartıştıktan sonra, başta 5 tane istememize rağmen 3 de durmaya karar verdik. Evlilikteki her şeyde olduğu gibi, iletişim anahtar.”</p>
<p>Parasal konularda açık olun<br />
&#8220;Mali konular genelde bir evliliğin bozulmasına neden olurlar, o yüzden para hakkında üretici ve dürüst olarak konuşmak önemli. Olabildiğiniz kadar dobra ve açık olun ki paranızın nasıl harcandığı konusunda bir gizli anlaşmazlık kalmasın. Evinizde paranın nasıl tutulduğuna dair biriniz huzursuzsa, bunu hemen çözün. Tabii ki, her zaman anlayışlı olmalısınız ama endişelerinizi serbestçe konuşabilmelisiniz de. En küçük endişenizi bile içinize atmayın çünkü bunun kimseye faydası dokunmayacak. Bir takım olduğunuzu unutmayın.”</p>
<p>Zor anlarını kafasına kakmayın<br />
&#8220;Kocam bir çok erkeğin gururunu incitebilecek derecede gelirinde ani bir düşüş yaşadı. Bir çok erkek kendine verilen değeri kazandığı parayla eş tutar. Onun sevdiğim bütün diğer yönlerini ortaya çıkarmanın onu iyi hissettireceğini buldum. Aynı zamanda hangimizin kazandığına bakılmaksızın eve giren paranın ikimiz için olduğunu ona hatırlattım.”</p>
<p>Ailenize eşinizi şikayet etmeyin<br />
&#8220;Eşiniz hakkında ailenize sürekli sızlanıp şikayet etmeyin. Unutmayın ki yanlış olsanız bile aileniz ve arkadaşlarınız hep sizin yanınızda olacaktır. Eğer ailenize ve arkadaşlarınıza kocanızı sürekli şikayet ederseniz, onu sevmemeye başlayacaklar ve bu ileride sorunlara neden olacak.&#8221;</p>
<p>İş paylaşımı yapın<br />
&#8220;İlk evlendiğim zaman, evde yapılması gereken her şeyi benim yaptığımı farkettim. Sonuç olarak oturdum ve benim ve kocamın yaptıklarının bir listesini yaptım ve ona gösterdim. Buna inanamadı ve katkılarımızı çok farklı algıladı. Bu liste konu ile ilgili olarak tartışmaya açıldı ve işleri ikimize de adil görünen bir şekilde paylaştık.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/mutlu-evliligin-10-sirri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KOCALAR NASIL PİŞİRİLİR ?</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/kocalar-nasil-pisirilir.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/kocalar-nasil-pisirilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:45:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Koca]]></category>
		<category><![CDATA[pişirilme süreci]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış işlem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/kocalar-nasil-pisirilir.html</guid>
		<description><![CDATA[1800 yıllarında basılmış bir yemek kitabının ön sözünden alınmıştır&#8230;
Kocaların çoğu pişirilme sürecinde &#8220;yanlış işlem&#8221; gördüklerinden zaman içersinde yumuşaklıklarını ve iyi niteliklerini kaybederek bozulurlar. Gerçek odur ki, bazı kadınlar onları sıcak suda haşlayarak, bazıları ilgisizlikleriyle dondurarak, bazıları da basıp, ezip turşularını çıkararak ve yine kimileri de savurganca harcayarak bozulmalarına neden olurlar. Özenilerek hazırlanan her kocanın iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1800 yıllarında basılmış bir yemek kitabının ön sözünden alınmıştır&#8230;</p>
<p>Kocaların çoğu pişirilme sürecinde &#8220;yanlış işlem&#8221; gördüklerinden zaman içersinde yumuşaklıklarını ve iyi niteliklerini kaybederek bozulurlar. Gerçek odur ki, bazı kadınlar onları sıcak suda haşlayarak, bazıları ilgisizlikleriyle dondurarak, bazıları da basıp, ezip turşularını çıkararak ve yine kimileri de savurganca harcayarak bozulmalarına neden olurlar. Özenilerek hazırlanan her kocanın iyi ve yumuşak olacağı söylenemez, ancak iyi pişirilenin gerçekten tadına doyum olmaz. Koca seçiminde ne lüfer alımındaki gümüş pırıltısı, ne barbunyanın altın yaldızlı görünümü gibi kaideler geçerlidir. Bunun için çarşı pazar dolaşmaya da gerek yoktur. Genellikle en iyileri kapının önüne gelenlerdir. Beğeninin kişisel olduğunu düşünerek koca seçimini yalnızca kendiniz yapınız. Kendiniz sabırla pişiremeyecekseniz almaktan vaz geçiniz. Kocayı pişirmek için en iyisi porselen bir kap ise de, elinizde toprak çanaktan başkası yoksa özenle kullanıldığında aynı işi görebilir.<span id="more-1564"></span></p>
<p>Kocalar da, karides ve ıstakoz gibi canlı pişirilirler. Bazen pişerken tencerenin dışına taşıp yanabilir yada kenarları sertleşerek kabuk tutabilirler. Onları tencerelerinde tutabilmek &#8220;görev duygusu&#8221; adlı zayıf iplikten ziyade, &#8220;huzur&#8221; adlı sağlam sicimle sıkı sıkıya bağlayarak mümkündür. Sevgi, sıcaklık ve neşeden oluşan sürekli bir ateş yakılır. Kişiliğine uygun bir ısıya ayarlanarak ateşe oturtulur. Köpürerek taşması halinde kaygılanılmamalıdır. Pek çoğu iyice pişinceye kadar sık sık köpürebilir. Özellikle sirke ve karabiber yerine satıcıların &#8220;öpücük&#8221; adı altında sattıkları şekerden biraz konulabilir.</p>
<p>Tadına bakarken hoşgörü, iyimserlik ve neşe benzeri baharatlardan birer tutam katmanız önerilir. Ancak bunlar diğer baharatlar gibi azar azar ve dikkatlice kullanılmalıdır. Yumuşaklığını kontrol ederken sertleşmesinden kaçınılmalıdır. Fazla yayılmasını ve kabın dibine oturarak işe yaramaz hale gelmesini önlemek için arada bir hafifçe karıştırılmalıdır.</p>
<p>Kıvama geldiğini anlamamak olanaksızdır.<br />
Böyle pişirildiği zaman, size çok uygun ve sindirilmesi çok kolay olacaktır. Dikkatsizlik nedeniyle ev ateşinizi soğutmazsanız, bozulmadan istediğiniz süre dayanır. Bu yolda hazırlanmış &#8220;koca&#8221;, mutlu bir ömür boyunca tadını korur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/kocalar-nasil-pisirilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE TEHLİKELİ DÖNEMEÇLER</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte tehlikeli sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[karı kocayı mutluluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, karı kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, &#8220;Bunlardan birincisi, hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar&#8221; uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin, bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, karı kocayı mutluluğa götüren yolun üzerinde tam dört tehlikeli dönemeç noktası bulunduğunu belirterek, &#8220;Bunlardan birincisi, hemen balayının sonundadır. İkincisi, sallantı ve istikrarsızlıkla geçen üç yılın sonundadır. Üçüncüsü ise olaysız ve yeknesak geçen yedi yılın bitiminde, sonuncusu ise evliliğin oldukça ilerlemiş bir döneminde, on beşinci yılda karşınıza çıkar&#8221; uyarıda bulunuyor. Uzmanlar, 6 çiftten birinin, bu duraklardan herhangi birine takıldığına ve eşlerinden ayrıldığına dikkat çekiyor.<span id="more-1563"></span></p>
<p>Rüyanın sonu<br />
Uzmanlara göre, boşanmaların yüzde otuzu, birinci yıl sonunda meydana geliyor. Birinci yıl sırasında ve sonunda meydana gelen boşanmaları &#8216;rüyanın sonu&#8217; diye nitelendiren uzmanlar, şunları kaydediyor:<br />
&#8220;Çünkü evlilikteki samimiyet, sözlülük ve nişanlılıkta görülmeyen büyük foyaları meydana vurur. Gerek kadın, gerekse erkek, hayatına yabancı birinin artık her şeyiyle girmiş olduğunu fark eder. Bu durumdan ekseriyetle kadınlar şikayetçi olur. Bir zamanlar kendisine çiçek, şeker, çeşitli şeyler hediye eden sevimli gencin yerini şimdi, sabahları evin tek banyosunu tekeline alan ve diş macunu tüplerinin ortasından sıkmak gibi kötü huyları olan bir adam almıştır.&#8221;</p>
<p>Boşanmayı geciktirenler<br />
Boşanmaların yüzde yirmisinin üçüncü yıla rastladığını ifade eden uzmanlar, yolları bu dönemeçte ayrılanları, boşanmalarını geciktirmiş çiftlerin oluşturduğunu bildiriyor. &#8220;Esasında bunların, evliliklerinin birinci yılında ayrılmaları gerekirdi&#8221; diyen uzmanlar, &#8220;Bekleyeyim belki zamanla düzelir&#8221; düşüncesinin, ekseriya bu gecikmeye sebep olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, üçüncü yılın sonunda hakim karşısına çıkmış eşlerin çoğunun, boşanma hususunda anlaştıklarını hatırlatıyor.</p>
<p>Büyük hayal kırıklığı<br />
Uzmanlar, yedinci yılın sonunda boşanma oranının yüzde 15 civarında olduğunu vurgulayarak, &#8220;Bu yedi yıl, büyük hayal kırıklıkları devresidir. Kadın eski, ufak tefek dertlerine gülebilmektedir. Çünkü şu anda karşılaştığı dertler onlardan çok büyük, gerçek dertlerdir. Şimdi, kocasının ilk zamanlar diş macununu ortasından sıkması onu daha az ilgilendirmektedir. Kadınlar için yedinci yıl boşanmalarının genel sebebi sosyal ve ekonomik meselelerdir. Erkekler için de, yedinci yıl boşanmalarının sebepleri daha fazla bencilliktendir&#8221; diyor.</p>
<p>Son tehlike<br />
Uzmanlara göre, bu kadar zaman doğru-dürüst geçindikten sonra 15. yılda birden beliren bu son tehlike, en korkulması lazım geleni. Çünkü bu seferki sebep, sebeplerin en müthişi olan ihtirastır. Kendi yaşlarında veya kendilerinden daha yaşlı kadınlarla evlenmiş erkekler, işe gidip gelirken tanıyıverdikleri herhangi bir genç kadına kapılıp her şeyi unutabilirler. Aynı tehlike, yaşlı erkeklerle evlenmiş kadınlar için de geçerlidir. Bu dördüncü dönemecin tehlikesini atlatan çiftler için evlilik hayatı artık başka bir tehlike göstermez. Tabii çok müstesna haller hariç.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-tehlikeli-donemecler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE PARASAL SORUNLARI NASIL AŞABİLİRSİNİZ ?</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:44:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilikte parasal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[parasal sorunlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html</guid>
		<description><![CDATA[Evlilikte parasal sorunlar farklı şekillerde ve tiplerde karşımıza çıkar. &#8220;Kocam benim ve kendisinin aldığı her şeyin bir listesini yapıyor. Ay sonunda bunarın bir dökümünü çıkarıyor.&#8221; &#8220;İkimiz de kendi hesabımızı kendimiz tutuyoruz ve ben bunun böyle devam etmesini istiyorum.&#8221; gibi&#8230;
Ne tip sorunlar doğabilir?
Her tip! Kim ne satın alıyor? Paralarını ayıran çiftler aldıkları mallar mikroskopik seviyede olunca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilikte parasal sorunlar farklı şekillerde ve tiplerde karşımıza çıkar. &#8220;Kocam benim ve kendisinin aldığı her şeyin bir listesini yapıyor. Ay sonunda bunarın bir dökümünü çıkarıyor.&#8221; &#8220;İkimiz de kendi hesabımızı kendimiz tutuyoruz ve ben bunun böyle devam etmesini istiyorum.&#8221; gibi&#8230;<span id="more-1562"></span></p>
<p>Ne tip sorunlar doğabilir?<br />
Her tip! Kim ne satın alıyor? Paralarını ayıran çiftler aldıkları mallar mikroskopik seviyede olunca çeşitli sorunlar yaşayabilirler.</p>
<p>Birleştirmeli mi, birleştirmemeli mi?<br />
Albümlerinizi, kasetlerinizi, disklerinizi birleştirdiniz, ama para oldukça farklı bir konu. Çiftlerden birinin diğerine göre daha fazla para biriktirmesi ya da daha fazla<br />
harcaması türünden bir dengesizlik olduğuna karar verildiğinde sorun yaşanabilir. Faturaları kim ödeyecek? Maddi sorumlulukları nasıl paylaşacaksınız? Ya da paylaşacak mısınız? Paylaşılmaları gerekiyor mu? Harcamalara birlikte mi katkıda bulunmalısınız? Kim neye sahip? &#8220;Bir malın parasını ödeyen ben kendimsem, bu mal kimin olacak?</p>
<p>Parasal konular<br />
Çiftlerden biri diğerinden habersiz para biriktiriyorsa? &#8220;Para biriktiriyor ve bana hiç bilgi vermiyor.&#8221; Çiftlerden biri fütursuzca harcama yapıyorsa? &#8220;Parayı kazanan benim. O ise oyuncaklar, kasetler filan alarak anlamsızca para harcıyor.&#8221;<br />
Kontrol kimin elinde? &#8220;İki yakamızı biraraya getirmeyi ben sağlamak zorundayım. Paranın nereye gittiğini kontrol etmek benim işim.&#8221; Sorunu tanımladıktan sonra aşağıdaki stratejileri kullanarak çözebilirsiniz. Takım ruhunu benimseyin: Çift olarak paranızı ne yapıyorsanız yapın, bir takım olarak hareket etmelisiniz. Bu, her konuda aynı fikirde olmanız gerektiği anlamına mı gelmektedir? Bu iki farklı sandalyede oturabileceğiniz, ama etrafa aynı yönden bakmanız gerektiği anlamına gelmektedir.Her şeyi tartışın: Maddi kaygılarınızı, hedeflerinizi ve korkularınızı eşinizle konuşun.Her seferinde tek bir sorunla uğraşın: Sorunların hepsini aynı anda çözemeyeceğinizi kabul edin. En basit ve kolay olanıyla başlayın. Kalanları derleyin ve çözdüğünüz sorunun tadını çıkarın.</p>
<p>Aranızdaki farklılıkları kabul edin: Birinizin diğerinden daha fazla kazanacağını kabul edin, ama bunun sizi duygusal olarak etkileyip etkilemeyeceğini tartışın.<br />
Paralarınızı birleştirip bileştirmeyeceğinize karar verin: Paralarınız ayrılmalı mı, ayrılmamalı mı konusunu bir karara bağlayın. Bazı çiftler paralarını birleştirirlerken, bazıları ayırmayı tercih ederler. Bu hassas bir konu olduğundan sorunlara yol açabilir.</p>
<p>Paranızı birleştirip bileştirmeyeceğiniz sizin tercihinize kalmış. Birlikte nasıl çalıştığınız da varacağınız çözümün kabul edilebilirliğini ortaya çıkaracaktır.</p>
<p>Bazı çiftler ise bazen paralarını ayırırken, bazen birleştirirler. Bazıları masrafları yakından takip ederler ve gelirlerine bağlı olarak para harcarlar. Paranızı ayrı da tutsanız, az miktarda da olsa ortak paranızın olması iyi olacaktır. Şu anda ne yapmaya karar vermiş olursanız olun, yaşlandıkça kimin ne kadar para harcadığının önemini yitireceğini unutmayın, ilişkiye maddi değil de manevi açıdan yapacağınız katkı daha fazla önem kazanmaya başlayacaktır.Temel harcamalara birlikte karar verin: Bu özellikle alınan malın parasının bir başkasından alınması durumunda geçerlilik kazanmaktadır. Karınıza ya da kocanıza kötü bir<br />
sürpriz yapmayın. Eşiniz bu tür bir haberi kazara duyarsa çok kötü duygular içine girecektir. Kişisel becerilerinizi kullanın: Kimin ne yapması gerektiğine karar verirken (manavdan alışveriş, faturaların ödenmesi ve diğerleri) her işe kimin en uygun olduğunu belirlemeye çalışın. Bazıları hesap tutmakta çok kötü olmasına rağmen bu işi yapmak zorunda kalabilirler. Bazılarıysa hesap makinesi ellerinde kuruşuna kadar para hesaplarlar. Bazıları fatura yatırmaktan zevk alırken, bazıları araba yıkamayı ya da manavdan alışveriş yapmayı tercih edebilirler.<br />
Uzlaşın: Zorlu bir konuya yaklaşım gösterirken ortak bir zemin oluşturmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.Danışın: Deneyimli olan birinin görüşlerini dikkate alın. Sizden daha uzun zamandır evli olan ve parasal sorunlarını çözmüş arkadaşlarınızdan veya akrabalarınızdan akıl alın.</p>
<p>Sorunlarınız çok karmaşık görünüyorsa, bir finans uzmanından randevu alın.<br />
Aylık toplantı yapın: Sadece maddi sorunları, faturaları, büyük masrafları ve tasarruf konularını görüşmek üzere her ay düzenli olarak bir kere toplantı yapın. Bu içinizden birinin para konusuna düşkün olmaması durumunda çok önemlidir. Çiftlerden biri parasal konuları düşünmekten nefret etse bile bu konuyla ilgilenmeli ve farkındalık kazanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-parasal-sorunlari-nasil-asabilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİKTE CİNSEL MUTSUZLUK</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilikte-cinsel-mutsuzluk.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilikte-cinsel-mutsuzluk.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel uyum]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[huzurun anahtarı]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilikte-cinsel-mutsuzluk.html</guid>
		<description><![CDATA[Evliliklerde mutluluğun ve huzurun anahtarı cinsel uyum ve doyumdan geçer. Çiftler birleşmeyi görev, gereklilik hatta zorunluluk olarak görüyorsa sonuç mutsuzluk olacaktır. Sevginin emek olduğu bilincinden hareketle cinsel hayattaki mutluluk her iki tarafın da çabası ile olacaktır. Tek taraflı çaba bir süre sonra umutsuzluğa dönüşebilir. Cinsel manada doyum yaşamak, yemek yemek, uyku uyumak kadar önemli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliklerde mutluluğun ve huzurun anahtarı cinsel uyum ve doyumdan geçer. Çiftler birleşmeyi görev, gereklilik hatta zorunluluk olarak görüyorsa sonuç mutsuzluk olacaktır. Sevginin emek olduğu bilincinden hareketle cinsel hayattaki mutluluk her iki tarafın da çabası ile olacaktır. <span id="more-1561"></span>Tek taraflı çaba bir süre sonra umutsuzluğa dönüşebilir. Cinsel manada doyum yaşamak, yemek yemek, uyku uyumak kadar önemli bir ihtiyaçtır. Maalesef halkımız hala cinsellik hakkında rahatlıkla konuşamamaktadır. Vajinismus sorunu yaşayan yeni evli çiftin yakın akrabası merkezi arayarak destek istemişti. Yaşanılan sorunu ifade etme şekli traji- komikti; çiftin bir ay önce nikahlandıklarını ancak asıl düğünü henüz yapamadıklarını belirtmişti. Bunun yanı sıra yaşı 45 ve üzeri olup henüz orgazmı tanımayan bir çok kadın olduğunu da belirtelim. Evlilikte cinsel mutsuzluk sebeplerinin başlıcaları;</p>
<p>-Orgazm olamama<br />
-İktidarsızlık<br />
-Erken boşalma<br />
-Kendi cinsinden olan kişilerden hoşlanma<br />
-Vajinismus</p>
<p>Evlilik ve beraberliklerde cinsel uyum sorunlarının (eğer bir sağlık sorunu yoksa) psikolojik terapi ve eğitim çalışmaları ile aşılması mümkündür. Mutlu olmak herkesin hakkıdır! Mutlu olmayı ertelemeyin!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilikte-cinsel-mutsuzluk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİK ÜZERİNE BAZI NOTLAR</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:42:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[bazı notlar]]></category>
		<category><![CDATA[evlikte sadakat]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[MUTLULUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html</guid>
		<description><![CDATA[1. Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp &#8220;Keşke onu isteseydim&#8221; dersin.
2. Bir davette bir hanım arkadaşına sorar: &#8220;Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun? &#8220;Diğer hanım cevap verir: &#8220;Evet yanlış adamla evliyim de ondan&#8221;
3. Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur.
4. Bir genç babasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp &#8220;Keşke onu isteseydim&#8221; dersin.<span id="more-1560"></span><br />
2. Bir davette bir hanım arkadaşına sorar: &#8220;Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun? &#8220;Diğer hanım cevap verir: &#8220;Evet yanlış adamla evliyim de ondan&#8221;<br />
3. Bir adam evlenene kadar eksik sayılır evlenince tam bitmiş olur.<br />
4. Bir genç babasına sorar: &#8220;Baba evlenmek kaça mal olur?&#8221; Baba cevap verir: &#8220;Bilmiyorum oğlum,ben hala ödüyorum.&#8221;<br />
5. Adam anlatıyormuş:&#8221;Evlenene kadar mutluluğunun ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu.&#8221;<br />
6. Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini hemen anlarız. On yıllık bir adam mutlu ise nedenini merak ederiz!<br />
7. Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler. İkinci yılında kadın konuşur adam dinler. Üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.<br />
8. Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: &#8220;Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım.&#8221; Adam cevap verir:&#8221;Evet çok aşıktım fark edemedim.&#8221;<br />
9. Bir adam gazeteye ilan vermiş:&#8221;Eş arıyorum &#8220;Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş &#8220;Benimkini alabilirsin.&#8221;<br />
10. Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz: &#8220;Ya arabası yenidir, ya da karısı!&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evlilik-uzerine-bazi-notlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİĞİNİZİ CANLANDIRACAK 7 SIR</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:41:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[7 sır]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte 7 sır]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, başarılı bir ilişkinin hayat boyu mutluluğun anahtarı olduğunu söylüyor. İlişkide fedakârlığın da, işe ayrılan zamanın da doğru dozda olması gerekiyor. Tek tarafın fedakârlığı üzerine mutlu evlilik kurulmuyor. Doğru kişiyi bulmaktan çok doğru ilişkiyi kurmak önemli. 7 küçük ipucuyla mutlu evliliği yakalamak mümkün&#8230;
Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden psikolog Ben-Shahar &#8220;Happier: Learn The Secrets To Daily Joy [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.webkadin.com/icerik/evlilik9.jpg" align="left" height="160" width="250" />Uzmanlar, başarılı bir ilişkinin hayat boyu mutluluğun anahtarı olduğunu söylüyor. İlişkide fedakârlığın da, işe ayrılan zamanın da doğru dozda olması gerekiyor. Tek tarafın fedakârlığı üzerine mutlu evlilik kurulmuyor. Doğru kişiyi bulmaktan çok doğru ilişkiyi kurmak önemli. 7 küçük ipucuyla mutlu evliliği yakalamak mümkün&#8230;<span id="more-1559"></span></p>
<p>Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden psikolog Ben-Shahar &#8220;Happier: Learn The Secrets To Daily Joy and Lasting Fulfillement&#8221; adlı kitabında birkaç tavır değişikliğiyle evlilikte ömür boyu mutluluğun 7 sırrını anlatıyor. İşte o 7 ipucu&#8230;</p>
<p>Şimdiye yoğunlaşın<br />
İstatistiklere göre, bir çift günde ortalama 2.5 saati beraber geçiriyor. Bunun çoğu ise televizyon başında ve sofradaki vakitler. Bu ilişkiye başladığınız günleri düşünün. Kendinize sorun: &#8221;Onunla yeterince zaman geçiriyor muyum?&#8221; &#8221;Eğer geçiremiyorsam bunu düzeltmek için ne yapmalıyım?&#8221; Evet birlikte olduğunuz zamanı nasıl değerlendiriyorsunuz? Unutmayın, harcadığınız zamanda ne yaptığınız, harcadığınız zamanın miktarından daha önemlidir. Yani aynı evde olmak, beraber olmak anlamına gelmez.</p>
<p>Kurbanı oynamayın<br />
Eşin mutluluğu ya da hatırı için bir ilişkiyi sürdürmek, karşı tarafı da, sizi de hüsrana uğratır. Fedakârlık yapılacaksa iki tarafın birlikte mutlu olacağı şekilde yapılmalıdır. Sizin mutluluğunuz eşinizi, eşinizin mutluluğu da sizi mutlu edecektir.</p>
<p>Eşinize mektup yazın<br />
Eşinize minnettarlık mektupları yazmayı alışkanlık haline getirin. İlişkinizden memnun olduğunuzu, paylaştığınız hayalleri, romantik tatilleri yazın. Bu tür mektuplar ilişkinizin güzel yönlerini ortaya çıkaracaktır. Ayda bir iki tane bu tür mektuplardan mutlaka yazın.</p>
<p>Aşk haritası yapın<br />
Eşinizin her şeyini bildiğinizi düşünebilirsiniz ama onun hayallerini biliyor musunuz? Onun hakkında bilmediğiniz şeyleri öğrenmeye çalışın. Öğrendiğiniz her ayrıntıyı not edin. Bu harita size yön versin.</p>
<p>&#8216;Aşkın ne demek olduğunu’ sorun<br />
Önce kendinize sonra da eşinize sormanız için birkaç soru: Âşık olmak ne demek? İyi bir partner olmak için ne yapabilirim? Bu soruları eşinize de sorun. Böylece aşka bakış açınızın aynı olup olmadığını öğrenirsiniz.</p>
<p>Birbirinizi teşvik edin<br />
Bir liste yapın: Mutluluk hedeflerinize ulaşmak için hayatınızda nasıl değişiklikler yapabilirsiniz. Eşinize ona verdiğiniz sözleri tutacağınızı söyleyin. Bu sözlere diyet, fitness, rejim veya iş değiştirme dahil. Sözlerinizi yerine getirmeniz kolay olmayabilir. Eşinizin desteği yol almanızı kolaylaştıracaktır.</p>
<p>İlişkinizi güçlendirin<br />
İlişkilerdeki başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri, doğru eşi bulmanın en önemli şey olduğunun düşünülmesidir. Yalnızca bir doğru kişi yoktur, birçok kişi vardır; önemli olan doğru bir ilişkiye sahip olmaktır. İkinizin de seveceği aktivitelere katılarak birbiriniz hakkında daha çok şey öğrenebilirsiniz. Örneğin, o futbolu siz tiyatroyu seviyorsanız, belli aralıklarla, sırayla maça ve tiyatro izlemeye gidin. Faydasını göreceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evliliginizi-canlandiracak-7-sir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİĞİN DÜŞMANLARI</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evliligin-dusmanlari.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evliligin-dusmanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Aklını okumak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik düşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilil]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Mantıksal yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözünü kesmek]]></category>
		<category><![CDATA[Terapist yaklaşımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evliligin-dusmanlari.html</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğinizin huzur içinde sürmesi için neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
Eleştiri
&#8220;Sen hep böylesin. Zaten bir gün bile olsun beni dinlemedin. Hep bağırıyorsun. Beceriksizsin. Filanın eşinden ibret al. Beni üzmekten zevk alıyorsun&#8221; şeklindeki ifadeler, eşi suçlayıcı, yargılayıcı ve kırıcı eleştirilerdir. Oysa iletişimde &#8220;ben&#8221; dilini kullandığımızda eşimize şöyle diyebiliriz: &#8220;Ben bu sözünden veya davranışından dolayı çok üzüldüm, hayal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evliliğinizin huzur içinde sürmesi için neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?</p>
<p>Eleştiri<br />
&#8220;Sen hep böylesin. Zaten bir gün bile olsun beni dinlemedin. Hep bağırıyorsun. Beceriksizsin. Filanın eşinden ibret al. Beni üzmekten zevk alıyorsun&#8221; şeklindeki ifadeler, eşi suçlayıcı, yargılayıcı ve kırıcı eleştirilerdir. Oysa iletişimde &#8220;ben&#8221; dilini kullandığımızda eşimize şöyle diyebiliriz: &#8220;Ben bu sözünden veya davranışından dolayı çok üzüldüm, hayal kırıklığı yaşadım.&#8221; Bu ifade daha yumuşak olduğundan, ayrıca kişide oluşturduğu duyguyu da olaya yansıttığından eşi olumlu yönde etkileyebilir.<span id="more-1558"></span></p>
<p>Genelleme<br />
&#8220;Hep böylesin. Böyle yaparsın. Zaten senden başkası da beklenmez. Bencilsin. Hiç değişmiyorsun. Bu huyunu annenden, babandan kapmışsın. Bir gün de iyi yanını göremeyecek miyim?&#8221; tarzındaki ifadeler, eşi bir kalıba sokan ve damgalayan ifadelerdir. Mantıksal olarak düşündüğümüzde, madem ki eşiniz söylediğiniz gibi &#8220;hep öyle&#8221;, yıllardır değişmiyor; peki siz ne oranda değiştiniz? İşe kendinizi değiştirmekle başlayın.</p>
<p>Aklını okumak<br />
Evlilikte ilişki bozulmaya ve mutsuzluk ortaya çıkmaya başlayınca araya mesafeler girer. Sürekli kavga, üzüntü, bir noktada çiftleri sessizliğe ve kendi dünyalarına iter. Fakat burada sözlü iletişim yerine sözsüz iletişim, yani davranışlardan anlamlar çıkarıp, eşi yargılama süreci başlar. &#8220;Hah yine kızdın. Bakışlarından anladım. Sen öyle demek istemedin. Senin kafanın içinde neler var, çok iyi biliyorum.&#8221; Tarzındaki yaklaşımlar, eşin jest ve mimiklerinden, hal ve hareketlerinden anlamlar çıkarmaya yöneliktir.</p>
<p>İşi yokuşa sürmek<br />
Zamanla eşlerden birinde olumlu bir değişiklik olmuştur veya gittikleri doktor dinlenilmiş ve kişi olumsuz bir davranışından vazgeçmiştir; diğer eşin: &#8220;10 yıldır sana söyledim, ama beni dinlemezsin; sonunda dediğime geldin. Başkası deyince daha mı kıymetli oluyor?&#8221; biçimindeki konuşmaları, eşi üzen ve geriye döndürebilecek tarzdadır. Oysa; &#8220;Bu değişiklikten dolayı çok mutluyum, sevinçliyim. Gel beraber plan yapalım; başka nelerimizi değiştirebiliriz, onları konuşalım&#8221; tarzında bir diyalog kurulursa olumlu değişiklik pekişir ve devamı için de teşvik edilmiş olunur.</p>
<p>Geçmişi hatırlatmak<br />
Herkesin evliliğinde, geçmişte yaşadığı olumsuz bir anısı vardır. Aile kavgaları, kırgınlıklar, ihanetler, küçük düşürmeler ve hayal kırıklıklarıdır. Geçmişte yaşanan kötü anıyı sürekli gündeme getirmek sıkıntı doğurur ve sorunları pekiştirir.</p>
<p>Hep haklı olmak<br />
Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı halde &#8220;Kim daha haklı?&#8221; diye adeta &#8220;mahkeme&#8221; kurulur. &#8220;Evliliğimiz boyunca kavgaları hiç ben başlatmadım. Sen hep bana kötü davrandın, beni aşağıladın. Bütün sorunlar senden kaynaklanıyor.&#8221; Bu tarz kalıp sözler, tıkanan evliliklerin klasik sözleridir. Oysa önce kendimize bakmamız ve &#8220;Ben nerede hata yapıyorum, yanlışım ne olabilir?&#8221; diye düşünmek gerekir. Sürekli karşı tarafı haksız görmek işin kolaycı yönüdür.</p>
<p>Sorumluluk<br />
Aile yükünün tek tarafa yüklenmesi kişiyi aşırı strese sokup gergin ve öfkeli yapabilir. Bu yüzden hiçbir cinsiyet ayırımı gözetmeksizin yapılacak işleri ortaklaşa yapmaya gayret etmek gerekir. Diğer yandan, ilişkideki bozulmadan dolayı &#8220;Sen beni zorluyorsun, çıldırtıyorsun; bu yüzden öfkeleniyorum&#8221; yerine, &#8220;Seninle ilişkimde zorlanıyor ve bazen öfkemi kontrol edemiyorum&#8221; tarzında konuşulsa, kişi kendisini de ortaya koyuyor ve sorumluluğu paylaşmış oluyor; böylece eşi suçlamıyor, soruna dikkat çekip, üzerinde düşünülmesi gerektiği mesajını veriyor.</p>
<p>Mantıksal yaklaşım<br />
&#8220;Ya bana iyi bir neden göster, söylediklerimi çürüt, ya da beni kabul et.&#8221; Yaklaşımı evlilikle iş ilişkisini karıştırma yaklaşımıdır. Evlilikte roller, duygular, cinsellik ve birçok değişken rol oynar. Kendimizi &#8220;temize çıkarma&#8221;da mantık olayını ileri sürmek kendi kendimizi aldatmaktan ibarettir.</p>
<p>Sözünü kesmek<br />
İletişimde en önemli husus, konuşan insanı sonuna kadar dinlemek, çok gerekliyse aralarda girmektir. Dinlememiz, anlamamız ve kendimizi anlatmamız gerekiyor. Bunun yolu da saygıyla dinlemek ve ses tonunu yükseltmemektir.</p>
<p>Terapist yaklaşımı<br />
Eş, ne kadar ilgili ve tecrübeli olursa olsun, kendisini doktor yerine koymamalı; çünkü bir şey değişmez, eşi kendisini dinlemez ve dirençle karşılaşır. Bu yüzden &#8220;iyi bir eş, arkadaş, sevgili&#8221; nasıl olursa, ona öyle davranmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evliligin-dusmanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLİLİĞİM KÖTÜ GİDİYOR</title>
		<link>http://www.zayiflik.net/evliligim-kotu-gidiyor.html</link>
		<comments>http://www.zayiflik.net/evliligim-kotu-gidiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 10:40:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğin kötü gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[MUTLULUK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kadinvemoda.net/evliligim-kotu-gidiyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Bütün sorunlarınızı birdenbire çözmeniz mümkün değildir. Evliliğinizde her şey yolundaysa, başarıya ulaşma olasılığınız da bir o kadar yüksektir. Şimdi ne yapacağınıza göz atalım:
Konuşun
Bu işe yaramaktadır, ilişkiniz anlamlı diyaloga dayanmalıdır. Eşinizle önemli sorunları konuşabildiğiniz sürece evlilikle ilgili sorunların yüzde 99&#8243;undan kaçınmış olursunuz. Konuşmanın neye yararı olabilir? Duygularınızı kocanızla ya da karınızla paylaşarak iletişimsizliği ve potansiyel diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün sorunlarınızı birdenbire çözmeniz mümkün değildir. Evliliğinizde her şey yolundaysa, başarıya ulaşma olasılığınız da bir o kadar yüksektir. Şimdi ne yapacağınıza göz atalım:<span id="more-1557"></span></p>
<p>Konuşun</p>
<p>Bu işe yaramaktadır, ilişkiniz anlamlı diyaloga dayanmalıdır. Eşinizle önemli sorunları konuşabildiğiniz sürece evlilikle ilgili sorunların yüzde 99&#8243;undan kaçınmış olursunuz. Konuşmanın neye yararı olabilir? Duygularınızı kocanızla ya da karınızla paylaşarak iletişimsizliği ve potansiyel diğer sorunları önleyebilirsiniz. Anlamlı diyaloga girmek ikinizin birbirinize yakınlaşmanızı da sağlayacaktır. Birlikte oturup konuşmaya birbirinizin lafını kesmeden özen gösterin. Konuşurken ya da dinlerken birbirinize saygı gösterin. Kendinizi birbirinizin yerine koymaya çalışın.</p>
<p>Uzlaşma</p>
<p>Sorunların çözülmesinde kullanabileceğiniz diğer bir önemli yöntem de uzlaşmadır. Sizin ve eşinizin bir soruna aynı gözle bakmayacağınız zamanlar olacaktır. Diyalog ve uzlaşma sorunların çözülmesinde kullanılabilecek en iyi yolarıdır.</p>
<p>Espri</p>
<p>Komedyen olup aile krizlerini çözmenizi kimse beklemiyor, ama iyi bir espri anlayışınızın olması zor günleri kolaylıkla atlatmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>Zaman ayarlayın</p>
<p>Sorunu çözmek için sorun ortaya çıktıktan ve zararını hissettirdikten sonra bir araya gelmenizin bir yararı olmayacaktır. Sık sık oturup konuşun, dışarı çıkıp kahve için, buluşup sorunları konuşabileceğiniz bir zaman ayarlamaya çalışın. Böylece sorunun ortaya çıktığı gün bu konuda konuşmaya çoktan başlamış olacaksınız.</p>
<p>Takımı Kuvvetlendirin</p>
<p>İlişkinizi kuvvetlendirmek için elinizden geleni yapın. Takım olursanız tek başınıza hiçbir konuyu tasa etmenize gerek kalmayacağını unutmayın. Böylece her sorunu birlikte göğüslemiş olacaksınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zayiflik.net/evliligim-kotu-gidiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

